YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14807
KARAR NO : 2020/15125
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Göçmen kaçakçılığı suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak sanık … müdafisinin temyiz davası isteği hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2- Diğer hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a) Sanık …’a yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık …’nın, “…birden çok kişiyi yurt dışına kaçak yolla göndermesi için sanık …’a gönderdim…” biçimindeki savunması ve dosya kapsamına göre gönderilen kişilerin yurt dışına çıkışının sağlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, farklı tarihlerde gönderilen kişilere yönelik tamamlanan her bir göçmen kaçakçılığı eylemi için TCK’nın 35. maddesindeki teşebbüs hükümleri uygulanmadan ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilip, göçmen kaçakçığı suçundan tek bir hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmiş, TCK’nın 79/1 ve 35. maddelerince tayin olunan adli para cezasından anılan Kanunun 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken netice adli para cezası 1.240 TL yerine 1.120 TL biçiminde eksik belirlenmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz iddiaları yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen karardan tebliğnameye uygun olarak “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım” çıkarılmak suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b) Sanıklar … ile …’ya atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca TCK’nın 66/1-e, ve 67/4. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu olağanüstü dava zamanaşımının süreç içinde gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık … ile sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin ayrı ayrı BOZULMASINA ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 04/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.