Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/22112 E. 2012/719 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22112
KARAR NO : 2012/719
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacı sitenin eski yöneticisi olan davalının, kat malikleri kurulunca ortak alanın ağaçlandırılması için alınan kararın hilafına hareket ettiğini ileri sürerek; şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanması gerektiği gerekçesiyle tensiben dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu yer birden fazla parsel üzerinde kurulu olup, Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 Sayılı Kanunun 22.maddesi ile değişik Kat Mülkiyeti Kanununun 66 ve devamı Maddelerinde Düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz Toplu Yapı Yönetimine geçilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. HUMK. nun 8. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin genel olarak bakabileceği davalar gösterilmiştir. Dava, niteliği itibariyle bu madde kapsamında olmadığı gibi, uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından doğmadığı için anılan kanunun 33 ve Ek–1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin bakacağı davalardan da değildir. Bu durumda, davanın değer ve miktarına göre mahkemenin görevinin belirlenmesi gerekir.Somut olayda, dava değeri fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL olup, dava tarihi itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aşmaktadır..Bu durumda, mahkemece; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilip, işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.