YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4226
KARAR NO : 2020/8345
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Adalet Bakanlığının, 15/06/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’ün mahkûmiyetine dair Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/640 esas, 2019/664 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/06/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 31/12/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 21/06/2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve 2017/568 esas, 2018/43 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/1061 esas, 2018/1176 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yargılamanın Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/609 esas sayılı dosyasında derdest olduğu,
2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise, sanığın 06/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 21/06/2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2018 tarihli ve 2017/609 esas, 2018/176 sayılı kararıyla, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/1172 esas, 2018/1177 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği,
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/640 esas, 2019/664 sayılı kararıyla, yargılama konusu olan 06/01/2017 tarihli suçun, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesince yargılaması yapılan 31/12/2016 tarihli suçla zincirleme suç oluşturduğu belirtilerek, sanığın TCK’nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ancak 31/12/2016 tarihli suç bakımından Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve 2017/568 esas, 2018/43 sayılı kararıyla verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubuna ve sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2018 tarihli ve 2017/609 esas, 2018/176 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvuru üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/1172 esas, 2018/1177 sayılı bozma ilamında yer alan, “UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda, sanık hakkında Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/568 Esas 2018/43 Karar sayılı davası ile sanığın 31/12/2016 tarihinde işlediği kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçundan açılmış kamu davasının bulunduğu, bu davada yapılan yargılama sonucunda 18/01/2018 tarihli karar ile sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. Maddesi gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanığın istinaf talebi üzerine Dairemize gönderildiği ve Dairemizin 2018/1061 Esasına kaydedildiği henüz inceleme aşamasında olduğu, her iki dosyanın birlikte ele alınarak yapılan incelemesinde Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/568 Esas 2018/43 Karar sayılı dosyasında sanığın 31/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/06/2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasına istinaden verilen ve henüz kesinleşmemiş mahkumiyet hükmü olduğu anlaşılmış olup, İncelemeye konu 06/01/2017 tarihli eylemin sanığın 31/12/2016 tarihli eyleminden sonra ancak hukuki kesintinin gerçekleştiği 21/06/2017 tarihinden önce işlendiği, böylece inceleme konusu olan eylem ile Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava konusu eylemin, bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak zincirleme suç koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, bunun saptanması halinde davaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun saptanması halinde TCK.’nun 43. maddesi gereğince değerlendirme yapılması gerekmekte olup, buna göre sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen teselsül hükümlerinin uygulanabilmesi için sanık hakkındaki derdest davaların birleştirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, Dairemizde istinaf incelemesi aşamasında dosyaların birleştirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, her ne kadar CMK 289. maddesindeki sebepler dışında bozma kararı verilmesi yasal olarak mümkün değil ise de; ceza yargılamasının temel amacının doğru bir şekilde maddi gerçeğe ulaşmak ve sanığın kanunlara aykırı olacak şekilde fazla ceza almasının önüne geçmek amacıyla sanık hakkındaki yargılamanın yeniden mahkemesi tarafından yapılmasında ve toplanan delillerin mahkemesince takdir edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre; sanığın zincirleme suç kapsamında birlikte değerlendirilmesi zorunlu aynı nitelikte başka bir eyleminin bulunması sebebiyle bunlara ilişkin kamu davalarının birleştirilmek sureti ile sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken bunun yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf talebinin kabulü ile hukuka aykırı hükmün CMK’nın 280/1. ve 289/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ” şeklindeki açıklamalar ve anılan istinaf ilamında zincirleme suça konu olduğu değerlendirilen Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/568 esas 2018/43 sayılı kararının da Bursa Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/1061 esas, 2018/1176 sayılı kararı ile bozulmasını takiben yargılamanın Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/609 esasına kayden derdest olduğunun anlaşılması karşısında,
Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesince, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/1172 esas, 2018/1177 sayılı kararında belirtildiği şekilde, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/568 esas (bozma sonrası 2018/609 esas) sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilerek zincirleme suç hükümleri yönünden sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bahse konu dava dosyalarının birleştirilmesi yapılmadan ve istinaf ilamı ile bozulduğu için halen derdest olan Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/568 esas (bozma sonrası 2018/609 esas) sayılı dosyasından verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasından mahsup kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/640 esas, 2019/664 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın 31/12/2016 ve 06/01/2017 tarihli eylemlerinin zincirleme suç oluşturduğu ve davaların birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince her iki eyleme ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin bozulduğunun anlaşılması karşısında, bozma kararı sonrasında davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, birleştirme kararı verilmeden yargılamaya devam edilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararıyla hukukî varlığı ortadan kalkmış olan Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli mahkûmiyet hükmünde yer alan cezanın, hükmedilen cezadan mahsup edilmesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/640 esas, 2019/664 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.