YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3620
KARAR NO : 2013/19513
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2012 tarih ve 2012/105-2012/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.11.2009 tarihinde tasarruflarını değerlendirmek için Yurt Ticaret ve Kredi Bankası … şubesine giderek hesap açtırmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasını off-shore bankasına gönderdiğini, esasen parasının off-shore bankasına yatırıldığını bankaya el konulduktan sonra öğrendiğini, müvekkilinin yatırdığı paranın iadesi için daha önce … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2003/327 E. ile dava açtığını, 04.07.2003 tarihinde davanın reddedildiğini, işbu dava açılırken daha önce açılan dosyadan evraklar temin edilirken o dosyaya sunulan hesap açma ve havale emri başlıklı belgelerdeki imzanın müvekkile ait olmadığı anlaşıldığını, diğer taraftan … ile birlikte 53 sanık hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde 29.11.2005 tarihli karar ile dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilinin Kıbrıs’ ta Yurt Security Off-Shore Bankası aleyhine dava açtığını ve 11.01.2011 tarihinde davanın kabul edildiğini, ancak tahsil edilemediği için aciz vesikası alındığını, ileri sürerek 8.428,00 TL’nin 12.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, görev, zamanaşımı, husumet yokluğu ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK 104/1 maddesine göre, aynı davanın daha önceden açılmış olmaması gerektiği dava şartı olarak düzenlendiği, … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/327 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde 22.04.2003 tarihinde açılan davada, davacının davalılar TMSF, Oyakbank T.A.Ş. (Eski Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.), …, Balkaner Holding ve Yurt Security Off Shore Ltd aleyhine aynı nedene dayalı olarak 8.428,00 TL’nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2004/526 karar sayı ile Yurt Security Off Shore Ltd. Şirketi aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.’nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava derdest olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK’nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK’nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce “davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK’nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK’nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı” gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re’sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı Yurt Security Off-Shore Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi’nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, …’ in İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ nin 29.11.2005 tarihli kararı ile “Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık” suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.