Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12669 E. 2020/16528 K. 17.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12669
KARAR NO : 2020/16528
KARAR TARİHİ : 17.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, taksirle yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’ya karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hapis cezalarına mahkumiyet hükümleri yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Müşteki hakkında Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.12.2012 tarihli raporun (d) bendinde “Yüzde kalıcı iz tayini yapılabilmesi için şahsın olay tarihinden en az 6 (altı) ay sonra Şube Müdürlüğümüze muayeneye gönderilmesi gerektiğinin” belirtilmesine rağmen bu hususta rapor aldırılmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
3) Sanık hakkında mağdur …’a karşı taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın mağdurlar … ve İbrahim’i yaralamak için ateş ettiği sırada, bir merminin de olayın tarafı olan mağdur …’in ayağına gelerek yaralanması olayında, sanığın eylemini TCK’nin 21/2. maddesinde düzenlenen olası kast ile işleyip işlemediğinin hüküm yerinde tartışılmaması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun TCK’nın 89/5. maddesine göre soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, mağdurun 07.07.2012 tarihli kollukça alınan beyanında şikayetçi olmadığını belirttiği ve kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğu yönünde beyanda bulunmuşsa da şikayetten vazgeçmeden sonra tekrar şikayetçi olmanın hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğu sebebiyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması,
c) Sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediğinin kabul edilmesine rağmen temel cezasından TCK’nin 22/3. maddesi gereği artırım yapılmayarak eksik ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.