YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6478
KARAR NO : 2020/6684
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
Mahkeme : ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a)Mahkûmiyet; Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12/02/2019
tarihli 2018/503 esas ve 2019/75 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık müdafiinin hükmü 13/12/2019 tarihinde temyiz etmesinden sonra, sanığın Ceza ve İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği 31/12/2019 ve 13/03/2020 tarihli dilekçelerindeki “…cezamın onaylanmasını istiyorum” şeklindeki beyanları üzerine, sanığın Afganistan vatandaşı olması ve soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tüm savunmalarının tercüman eşliğinde alınması karşısında, temyiz hakkından vazgeçtiğine ilişkin beyanının tercüman eşliğinde alınması için yazı yazılması üzerine, sanığın tercüman eşliğinde alınan 16/07/2020 tarihli beyanında “temyiz hakkından vazgeçmediğini, temyiz hakkını kullanmak istediğini” belirtmesi nedeniyle dosya incelenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288.ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yabancı uyruklu olan ve Türkçe bilmeyen sanık için görevlendirilen tercüman için tayin edilen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden 5271 sayılı CMK’nın 324/5. fıkrasına aykırı olarak yargılama giderlerine dahil edilip sanığa yükletilmesi,
2- Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli, 2019/807 esas ve 2019/1355 karar sayılı “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli, 2018/503 esas ve 2019/75 sayılı hükmünde;
1- Hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin 11. paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Türkçe bilmeyen sanık için görevlendirilen tercüman için yapılan toplam 550,00 Türk lirası giderin CMK’nın 324. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına, 6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile eklenen ek cümle uyarınca, Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesi’ne yüklenmesine karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek yapılan 1 adet davetiye tebliğ gideri 14,00 Türk lirasının Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması,
2- Hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili 6. paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE; hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 04/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.