Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/14414 E. 2020/18028 K. 03.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14414
KARAR NO : 2020/18028
KARAR TARİHİ : 03.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Güncel adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas muhkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık hakkında mağdur …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu İstanbul Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve gerekçeli kararda hükme esas alındığı belirtilen 31/10/2014 tarihli raporda, “Kulak zarı yırtılmasına neden olan yaralanma, basit tıbbi müdahale ile giderilemez.” şeklinde görüş belirtildiği, aynı rapor içeriğinde mağdurun “kulakta ağrı ve işitmede azlık” şikayetlerinin bulunduğuna yer verildiği anlaşılmakla, olay tarihi üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra, mağdurun yaralanması neticesinde “duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybı” hususu araştırılmadığı gibi hükme esas alınan raporda yaralanmanın niteliğinin TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında kaldığının ifade edildiği ve sanık hakkında düzenlenen iddianame ile de TCK’nin 86/1. maddesi gereği cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakla, mağdur …’nın, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yargılamaya devamla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca hüküm tesisi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada, mağdurun Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi Hastanesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışması nedeniyle, aynı Kanun’un 86/3-c maddesi gereği (½) oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayan ve 11. maddesi gereğince de Valilikten çalışma izni alan özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların, aynı Kanun’un 23/2. maddesinde yer alan “özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca kamu görevlisine karşı işlenmiş olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, mağdurun, kendisine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında, kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni neticesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
2) Sanık hakkında mağdur …’e karşı “Hakaret” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi Hastanesinde güvenlik görevlisi olan mağdur yönünden, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayan ve 11. maddesi gereğince de Valilikten çalışma izni alan özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların, aynı Kanun’un 23/2. maddesinde yer alan “özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca kamu görevlisine karşı işlenmiş olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, mağdurun, kendisine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK’nin 125/3-a maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında, kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni neticesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında mağdur …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada, mağdurun Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi Hastanesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışması nedeniyle, aynı Kanun’un 86/3-c maddesi gereği (½) oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayan ve 11. maddesi gereğince de Valilikten çalışma izni alan özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların, aynı Kanun’un 23/2. maddesinde yer alan “özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca kamu görevlisine karşı işlenmiş olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, mağdurun, kendisine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında, mağdur …’ya karşı “Hakaret” ve “Kasten Yaralama” suçlarından kuruan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranlarında takdiri indirim sebepleri uygulandığı halde, mağdur …’a karşı kurulan hükümde herhangi bir gerekçe de gösterilmeden TCK’nin 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle hükümler arasında çelişkiye neden olunması,
c) Sanık hakkında, kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni neticesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.