Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4138 E. 2013/21308 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4138
KARAR NO : 2013/21308
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2012 tarih ve 2009/428-2012/884 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Demtur Tur. Otelcilik Ltd. Şti’e ortak olduğunu, …51. Noterliğinin 21/10/2003 tarih ve 20537 Y.No ile hisselerini …’a devrettiğini, şirket ortaklar kurulunun 04/01/2006 tarihinde toplanarak bu devir işlemini onayladığını, hisse devrinin ilanı için Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderildiğini, buna rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün bu devir işlemini tescil ve ilan etmediğini ileri sürerek devir işleminin 21/10/2003 tarihinde yapıldığının kabulü ile Ticaret Sicili’ne kaydına ve ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tescili talep edilen hisseler üzerinde Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/4076 Sayılı takip dosyası ile haciz konulduğunu, bu sebeple davacının tescil talebinin reddedildiğini, ayrıca müvekkili kararlarına karşı 8 gün içinde dava açılması gerekirken bu sürenin geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapamı uyarınca şirket hisselerinin noter satışı ile devrinin tek başına Ticaret Sicili’nde tescil ve ilanı mecut kılmadığı, devir işleminin şirketin Ortaklar Kurulu kararı ile de uygun görülmesi gerektiği, devir işleminin 04.01.2006 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile onaylandığı, dolayısıyla geçmişe yönelik 21.10.2003 tarihinde devrin yapıldığının kabulü ile bu şekilde ilan edilme yönündeki davacının talebinin haklı bir tarafı bulunmadığı, 04.01.2006 tarihinde Ortaklar Kurulu’nun olumlu görüşü ortaya çıkmadan önce de şirket hisselerinin haczine karar verildiği, bu tarihten sonrada tescil talep edildiği, oysaki hacizli hisselerin devrinin ilanının ve tescilinin mümkün olmadığı, bu konuda davalının ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen davacının 6762 sayılı TTK’nun 36. maddesi uyarınca sicil memurluğu aleyhine dava açmasının hukuken mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.