YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/523
KARAR NO : 2020/16078
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, diğer sanıklar hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
25.11.2014 tarihli olay tutanağına göre, sanık …’ın sevk ve idaresindeki, diğer sanık …’ın yolcu olarak bulunduğu 01 D 8994 plakalı aracın arka koltuk bölümünde üzeri kısmen örtülü siyah poşetler içerisinde 60 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, sanık …’ın diğer sanık … tarafından da desteklenen savunmalarında sanık …’nin sigara alacağını kendisine söylediğini, yol arkadaşlığı etme amacıyla onunla birlikte gittiğini, gece 23.00 sıralarında bir şahsın araca sigaraları yüklediğini kendisinin aracın içerisinde beklediğini ancak bahse konu sigaraların kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de ; ele geçen kaçak eşyanın miktarı, olayın oluş şekli ve saati göz önüne alındığında, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanık …’ın hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, katılan … İdaresi vekilinin ise vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.