Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/846 E. 2020/18933 K. 17.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/846
KARAR NO : 2020/18933
KARAR TARİHİ : 17.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 25.07.2007-26.08.2011 tarihleri arasında … Devlet Hastanesinde çeşitli birimlerde ve en son cildiye polikliniğinde olmak üzere tıbbi sekreter göreviyle taşeron şirketler nezdinde çalıştığını, iş akdinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Davalı … temyizi yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. Maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. Maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen 1.000,00 TL, 09.10.2015 olan karar tarihi itibari ile 2.080,00 TL olan kesinlik sınırı kapsamında kaldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Davalı Partem Parlayan Temizlik Tah. İnş. Medikal San ve Tic. Ltd. Şti yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bir işçinin günde en fazla fiilen 14 saat çalışabileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda;dosya kapsamında yer alan nöbet çizelgeleri ile tanık anlatımlarına göre davacının davalı hastane işyerinde haftanın 5 günü 08:00-18:00 saatleri arasında ve ayda 1 gün 24 saat nöbet tutmak suretiyle çalıştığı yönündeki belirleme isabetli bulunmakta ise de, yukarıda belirtildiği üzere bir işçinin günde en fazla 14 saat çalışabileceği kabul edildiğinden, davacının 24 saat nöbet tuttuğu günlerde çalışmasının fiilen 14 saat olarak kabul edilerek, bu haftalarda; hafta içi 4 gün 08:00-18:00 saatleri arasında günlük 1 saat ara dinlenme süreleri mahsup edilmek suretiyle toplam 36 saat, nöbet tutulan 1 gün de ise fiilen 14 saat olmak üzere toplamda 50 saat çalışarak 5 saat fazla mesai yaptığının hesap edilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 24 saat çalışılan günlerde 22 saat çalışıldığı değerlendirilerek nöbet tutulan haftalarda 15 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilerek fazla mesai ücreti hesabı yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.