YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8663
KARAR NO : 2013/14210
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.01.2012 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz tahliyesi ve teslimi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 27.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.11.2013 günü için yapılan tebligat üzerine davacı gelmedi. Karşı taraftan davalı … Ltd. Şti. vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, dava konusu taşınmazın maliki dava dışı Vedat ile 01.06.2006 tarihinde düzenledikleri kira sözleşmesi uyarınca kiracı bulunduğu taşınmazın 30-31/03/2011 gecesi kilidi kırılarak davalılar tarafından işgal edildiğini ileri sürerek, davalıların taşınmazdan tahliyesi ile taşınmazın tarafına teslimini istemiştir.
Davalılar, davacının aktif dava ehliyeti, kendilerinin de pasif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının 2010 yılında tahliye ettiği taşınmazı malikten 01.04.2011 günlü kira sözleşmesiyle boş olarak kiraladıklarını, davacının sunduğu kira sözleşmesinin bir yıl süreli olmasına rağmen tahribat yapılarak on yıl olarak yazdığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ile taşınmazın teslimi istemlerine ilişkindir.
Mülkiyet hakkının içeriği başlıklı TMK’nun 683/2. maddesi gereğince “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
Malvarlığına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu HMK’nun 2. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Elatmanın önlenmesine ilişkin davalar da taşınmazın aynına yönelik bulunduğundan davanın asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Davacı, dava konusu taşınmazın dava dışı maliki ile 01.06.2006 günü düzenledikleri kira sözleşmesine dayanarak taşınmazı işgal eden üçüncü kişi konumundaki davalıların elatmasının önlenmesini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi HMK’nın 4. maddesinin 1/a bendi uyarınca, kiralayan ile kiracı arasındaki uyuşmazlıklarda görevlidir. Somut olayda dava, kira sözleşmesinin tarafları arasındaki bir uyuşmazlığa yönelik bulunmayıp taşınmazda kiracı olduğunu iddia eden taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi istemine yönelik olduğundan HMK’nın 2 ve 4. maddeleri gereğince davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerekir.
Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken çekişmenin esasının incelenerek hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.