Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/13051 E. 2013/14461 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13051
KARAR NO : 2013/14461
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_

Dava, borçlu ortağın alacaklısı tarafından yetki belgesine dayanarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 66 ve 246 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Öte yandan, borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davaya konu edilen ve satışına karar verilen 246 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların değeri inşaat ve zirai bilirkişi raporunda belirlenmiş ise de hangi tarih itibariyle değerinin tespit edildiği anlaşılamamaktadır. Mahkemece, 09.04.2013 tarihli emlakçı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 37,03 olarak belirlenen muhdesat oranına aykırı olarak re’sen % 0,40 muhdesat oranı belirlenmesi de doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dava tarihi itibariyle icra müdürlüklerinden en son borç miktarı sorulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, dava tarihi itibariyle icra müdürlüklerinden en son borç miktarı belirlenerek dava konusu taşınmazların borca yetecek kadarının satışına karar verilmesi, dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilerek yukarıda yapılan açıklamalar gereğince satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.