Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/3873 E. 2021/6337 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3873
KARAR NO : 2021/6337
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : 1) Sanıklar … ve … … hakkında katılan …’a yönelik; TCK’nin 81/1, 35, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 10 ay 15 gün hapis,
2) Sanıklar … ve … … hakkında katılan …’ye yönelik; TCK’nin 86/1, 21/son, 62, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 11 ay 3 gün hapis,
3) Sanıklar … ve … … hakkında katılanlar … ve İlyas’a yönelik; TCK’nin 86/2, 21/son, 62, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 ay 10 gün hapis cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının, sadece sanıklar hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümleri sanıklar lehine temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiin; sübuta, eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayin edildiğine, TCK’nin 43, 44, 39 ve 27. maddelerinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen, katılan vekilinin; bir sebebe dayanmayan, o yer Cumhuriyet savcısının ise suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … … hakkında katılanlar Sadi ve İlyas’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Katılanların aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ile uyumlu adli rapor içeriklerine göre, sanıkların üzerlerine atılı suçu av tüfeği ile işledikleri kabul edildiği halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından,
Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir
kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiin; sübuta, eksik incelemeye, fazla ceza tayin edildiğine, TCK’nin 43, 44, 39 ve 27. maddelerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin gösterilmediğine vesaireye yönelen, sanık … müdafiin; sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar … ve … … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiin; sübuta, eksik incelemeye, fazla ceza tayin edildiğine, TCK’nin 43, 44, 39 ve 27. maddelerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin gösterilmediğine vesaireye yönelen, sanık … müdafiin; sübuta vesaireye yönelen, katılan vekilinin; bir sebebe dayanmayan, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine ancak;
a) Katılanın aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ile uyumlu adli rapor içeriğine göre, sanıkların üzerlerine atılı suçu av tüfeği ile işledikleri kabul edildiği halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiin, sanık … müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiin; sübuta, suç vasfına vesaireye yönelen, katılan vekilinin; bir sebebe dayanmayan, o yer Cumhuriyet savcısının ise suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık … ile katılan … arasında … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/302 Esas sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılama nedeniyle husumet bulunduğu ancak; sanık …’nin bu dosyanın tarafı olmadığı, yargılamaya konu olayda, akrabası olan sanık … ile hareket ederek katılan …’a karşı atılı suçu işlediği, sanık … yönünden katılandan kaynaklanan herhangi bir haksız söz veya davranışın bulunmadığı gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiin, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.