Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10008 E. 2020/18843 K. 16.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10008
KARAR NO : 2020/18843
KARAR TARİHİ : 16.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 25/09/2006 tarihinden 25/02/2012 tarihine kadar muhatap … Tekstil Örme San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde hizmet sözleşmesi ile kalite kontrol iplik temizleme işini yaptığını, müvekkilinin emekliliğe hak kazandığını, bu itibarla çalışma zorunluluğunun olmadığını, davalı işveren nezdindeki çalışmasının kesintisiz ve düzenli olduğunu, dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazandığını iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı … Dan. İnş. San. ve Ltd. Şti.’ye karşı davasının husumet yokluğundan reddine ve davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti’ye karşı davasının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Yargılama sırasında yapılan tebliğlerle ilgili tebliğ mazbatalarının ve ilgili diğer belgelerin dosyaya konulması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanunun uygulanması için çıkarılan Tüzük hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkim kendiliğinden denetlemelidir. 19.01.2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile Tebligat Kanununda esaslı değişiklikler yapılmıştır.
Adreste tebligatın, gerçek veya tüzel kişinin bilinen en son adresinde yapılması gerekir. Yasanın 6099 sayılı Kanunla değişik 35. maddesine göre, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini derhal tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılması yeterli olacaktır. Bu durumda evrakın asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Daha önce tebligat yapılmamış olsa dahi, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınarak bu madde hükümleri uygulanır.
Öte yandan, Türk Medeni Kanun’un 2. maddesi uyarınca “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyi niyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde davalının unvanını ve adresini “… Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.: …. Mevkii/…’ olarak bildirmiştir. Dava dilekçesi bu adrese davalının ünvanı “… Örme San T. Bltd Şti” olarak yazılıp tebliğe çıkarılmış olup, tebligat görevlisi tarafından adres kısmındaki ….’ün üstü çizilerek Kayıköy yazılıp işyeri yetkilisine tebliğ yapıldığı belirtilmiştir. 04.03.2015 tarihli duruşma gününün tebliğine dair “…. Mevkii/…” adresine yapılan tebliğ ise adresten taşınma gerekçesiyle iade olunmuştur. Daha sonra Mahkemece yine bu adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmıştır. Bundan sonraki tebligatlar ise “… Köyü Merkez/…” adresine yapılmıştır. Dosya içerisinde davalı şirketin 2005 yılında şube açılışına ilişkin ticaret sicil kayıtları bulunmakta olup … Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ise … Örme San T.B.Ltd Şti’nin kaydının bulunmadığı bildirilerek cevap verilmiştir. Gerekçeli karar ise davalı için “… Mevkii/…” adresine tebliğe çıkarılmış ancak tebliğ yapılamayınca mahkemece bu adrese yine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmıştır.
Davacının sunduğu ticaret sicil kaydında davalının unvanı … Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak yazılmış olup Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında ise … Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. olarak belirtilmiştir
Tüm dosya kapsamından Mahkemece yargılamaya davalının unvanı ve tebliğe elverişli adresi tam olarak belirlenmeden ve usulüne uygun bir şekilde taraf teşkili sağlanmadan devam edilip sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş öncelikle davalının unvanı belirlendikten sonra davalının ticaret sicil kayıtları getirtilerek buradan tespit edilecek adresine tebliğ yapılması, bu adrese de tebliğ yapılamazsa Ticaret Sicili kayıtlarındaki adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılarak, taraf teşkili sağladıktan sonra yargılamaya devam ederek karar vermektir.

Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.