Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2151 E. 2021/3667 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2151
KARAR NO : 2021/3667
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.01.2019 tarih ve 2018/225 E. – 2019/9 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.02.2020 tarih ve 2019/936 E. – 2020/124 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirkette %25 pay sahibi olduğunu, müvekkilleri ile diğer hissedar grup arasında sorunlar yaşandığını, 05/01/2018 tarihinde şirket genel kurul toplantısının yapıldığını, müvekkilleri tarafından daha önce şirkete ihtarname ile gönderilen ve görüşülmesi istenilen konuların toplantıda konuşulmasına rağmen tutanağa geçirilmediğini, müvekkillerinin muhalefetlerinin yazılmadığını, şirket müdürünün kendi ibrasında oy kullandığını ve şirket müdürünün ibrası yönünde karar verildiğini ileri sürerek, 05/01/2018 tarihli genel kurul kararının TTK’nın 447. maddesi gereğince butlanına, olmadığı taktirde 4-5 ve 6 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıların iddialarının doğru olmadığını, genel kurul kararının usulüne uygun şekilde alınıp tescil edildiğini, şirket müdürünün hissesi göz önüne alındığında; hiç değerlendirmeye alınmasa dahi ibra oylamasının kabul ile sonuçlanacağını, davacıların muhalefet şerhlerinin bulunmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenen kararlarda toplantıya çağrı, toplantı ve karar yeter sayıları, ilanlar, davetler, karar usulü ve içerikleri yönünden herhangi bir eksiklik bulunmadığı, alınan kararların butlanla batıl olmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı, genel kurul toplantısında alınan kararların şirketin hukuki, fiili ve mali yapısına uygun olduğu, şirket bilançosuna göre şirketin nakit girişi suretiyle desteklenmesinin şirket menfaatine ve ticari bir karar olduğu, müdürün ibrası oylamasında kendisi oy kullanmış ise de kullandığı oyun ibra kararına etkili olmadığı, alınan tüm kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; butlan ve iptali istenilen 05/01/2018 tarihli genel kurul kararında davacıların her hangi bir muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, davacılar tarafından bu hususla ilgili olarak muhalefet şerhinin bilinçli olarak tutanağa geçirilmediği ileri sürülmüş ise de bu konu ile ilgili olarak dosyaya sunulmuş her hangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının butlanla malul olduğu yönündeki iddiaya itibar edilemeyeceği, davacıların şikayeti üzerine davalı şirketin müdürü olan … hakkında yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verilmiş olduğu ve kesinleştiği, genel kurul kararının iptali yönünden dava şartının bulunmadığı, ancak davaya konu genel kurul kararının iptalinin yanında öncelikle butlan nedeni ile hükümsüzlük talebinde bulunulduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden değil, esastan reddedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 14/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.