Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/29836 E. 2021/7256 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29836
KARAR NO : 2021/7256
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşması için, failin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş malı teslim amacı dışında tasarruf etmesi ve cezalandırılabilecek eylemin tipe uygun hukuka aykırı bir eylem olması gerektiği, somut olayda; Gürpınar Malmüdürlüğünce, Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/469 E. sayılı dava dosyası kapsamında kaçak sigaraların sanığa teslim edildiği 22/05/2003 tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun’un 23/2. maddesinde, kaçak olarak tutulan oyun ve sigara kağıdı ile tütün ve sigaraların takdir edilecek bedel ile ilmühaber karşılığında inhisar idaresine verileceği, bunlardan kullanılmaya elverişli olmayanların o idarece ayırt edilerek yok edileceğinin hükme bağlandığının anlaşılması karşısında, ele geçirilen sigaraların inhisar idaresine verilmesi yerine yediemin olarak sanığa bırakılmasında “yasaya uygun resmen teslimden” söz edilemeyeceğinden, sanığın unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-15/03/2013 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 27/04/2013 olarak gösterilmesi,
Kabule göre de;
3- Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullandığı kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 289/4 maddesinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 289/1 maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
4-24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16/03/2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 289/4. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
5- Kovuşturma sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.