YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12022
KARAR NO : 2021/7266
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hüküm tarihinden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasına ”birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere ”aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi ve bu şekilde uzlaşma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin düzenleme karşısında; somut olayda sanığın suç tarihi itibariyle aralarında henüz ayrılık kararı verilmemiş olan eşi müşteki … ile kayınvalidesi olan katılan …’in birlikte yaşadığı eve, pencere ve balkon kapısını zorlamak suretiyle girerek eşi müşteki Hatice’ye ait cep telefonu ve bilgisayarı çalması biçimindeki olayda, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının aynı mağdura karşı işlenmiş olduğu, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 167/1-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş olmakla birlikte, dosya kapsamından suçun işlendiğinin sabit olması karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçunun aynı mağdura karşı birlikte işlenmiş olduğu nazara alınarak, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında, katılan …’in evinin pencere ve kapısına zarar vermesi nedeniyle mala zarar verme suçu yönünden mahkumiyet kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu da kapsayan “Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep” başlıklı 167/1-b maddesinde yer alan “Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın” zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunamayacağı şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi olan 08/08/2014 tarihinde sanığın katılan …’in damadı olduğu ve cezalandırılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.