YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2481
KARAR NO : 2021/7725
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KATILANLAR : Hakkın Meriç, Aile Bakanlığı
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM :1) … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02/10/2017 tarihli ve 2018/38 E., 2018/567 K. sayılı kararı ile TCK’nin 82/1-d, 35/2, 62. maddeleri gereğince 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) Kararın istinafı üzerine, ortadan kaldırılması ile TCK’nın 82/1-d, 35/1-2, 29/1, 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.09.2019 tarih, 2019/298 Esas ve 2019/1642 sayılı kararı.
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili, katılan Bakanlık vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi’nin 20/09/2019 gün ve 2019/298 E. 2019/1642 K. sayılı kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
… Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak yeniden kurulan hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin suç vasfına, haksız tahrikin ağır olduğuna, katılan vekilinin tasarlama bulunduğuna takdiri indirime, katılan Bakanlık vekilinin takdiri indirime yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine;
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanıkla mağdurun evli olup üç müşterek çocukları bulunduğu, aralarında uzun bir zamana yayılan ve süregelen geçimsizlik olduğu, mağdur tarafından boşanma davası açılmış ve derdest olduğu, daha önce soruşturma makamlarına yansıtılan işlemler, boşanma dava dosyası ve dosya kapsamında yer alan karşılıklı iddia ve eylemler incelendiğinde evlilik birliğinde sorumsuzca davranan, alkol alan, çalışmayan sanığın mağdura yönelik süregelen darp ve tehdit gibi kötü muamele eylemleri olduğu, sanık hakkında tedbir kararı da uygulandığı, olaydan iki ay kadar önce sanıkla mağdur arasında telefon mesajlaşması olduğu, bu mesajlardan sanığın gönderdiklerinin kayıtlı olmayıp mağdurun gönderdiklerinin sanıkta kayıtlı olduğu ve bazılarında mağdurun sanığa hakaret içeren sözler sarfettiği anlaşılmaktadır.
Olay günü ayrı yaşayan ve boşanma davası devam eden, daha önce de mağduru tehdit eden sanığın, yolda yürüyen mağduru yakalayarak 4 tanesi batına ve göğüse nafiz olup pnömotoraksa, mide ve barsak yaralanmalarına, hayati tehlike geçirmesine neden olan diğerleri hafif nitelikte toplam sekiz bıçak darbesi ile öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılan olayda;
1- Sanığın süregelen sorumsuzluk, darp, tehdit gibi eylemlerinin süreci başlatan ilk haksız nitelikteki hareketler olduğu, dolayısıyla ilk haksız hareketin sanıktan geldiği ve mağdurun bu eylemlere karşı olay sırasında veya öncesinde karşılıklı olarak hakaret ettiği kabul edilse bile, haksız tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı nazara alınarak sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan TCK’nin 29. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
2- Sanığın mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde, daha vahim hallerin varlığı da düşünülerek 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesi uyarınca vasati seviyelerin üzerinde ve fakat üst sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırılması yeterli iken, üst sınıra çok yakın olacak şekilde bir cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup sanık müdafii, katılan vekili ve katılan kurum vekilinin temyiz gerekçeleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak 5271 sayılı CMK’nin 302/2 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebepleri, ceza miktarı, temyiz incelemesi dışında geçen tutukluluk süresi nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/04/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.