Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/11797 E. 2013/4929 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11797
KARAR NO : 2013/4929
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmaz fiili taksim halinde kullanıldığından bahisle, önalım hakkı kullanılamayacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip, her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Somut olayda, mahkemece imar uygulaması öncesinde … ada…,… ve … parsel no’lu taşınmazların, imar uygulaması ile tevhit edilerek davaya konu … ada …parseli oluşturduğu, bu nedenle imar uygulamasından önce her bir paydaşın bağımsız tapusu varken müşterek malik haline geldikleri, her bir paydaşın imar uygulamasından önce kullandıkları kısımların belli olduğu ve bu nedenle önalım hakkı kullanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; 02.05.2012 tarihli Fen Bilirkişi Raporunda “Taşınmaz … ada …parsel iken imar uygulaması ile… ada … parsel olarak tescil edilmiş ve taşınmaza hissedar tahsis edilmiştir” şeklindeki açıklaması ile taşınmazın imar uygulamasından önce ki durumunu belirtmiştir. Dosyadaki mevcut tapu kayıtlarına göre de, … ada … parsel imar uygulamasında zeminde … ada … parsel olup, tamamı davacıların murisi adına kayıtlı iken imar uygulaması neticesinde yapılan şüyulandırma neticesinde … ada … ve … parsel
maliklerinin, parsellerdeki mülkiyet haklarına karşılık … ada … parselde pay verilmiştir. Davacıların murisleri dışındaki paydaşların imar uygulamasından önce … ada … parsel sayılı taşınmazın fiilen kullanıcıları olmadıkları gibi, imar uygulamasından sonra da fiilen kullanıcıları olmadıkları keşfen anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalının fiili taksime yönelik savunması bulunmamaktadır. Bu durumda, davalının zeminde kullanıldığı bölüm olmamasına göre fiili taksimden (eylemli kullanma) söz edilemeyeceğinden, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.