YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6733
KARAR NO : 2013/10297
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, ihtiyaç sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının mülkiyeti davacıya ait bulunan işyerinde 11/12/2001 tarihinden itibaren kiracı olarak bulunduğunu, Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumlarının Sosyal Güvenlik Kurumu adı ile tek çatı altına alınarak birleştirildiğini, bu birleşme sonucunda davalının da içinde kiracı olarak bulunduğu Bağ-Kur işmerkezi isimli taşınmaza da ihtiyaç doğmuş olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 5.5.2009 tarihinde almış olduğu 5966535 sayılı kararla dava konusu işyerinin de bulunduğu taşınmazdaki tüm kiracıların tahliyesi ile taşınmazın ihtiyaçlar doğrultusunda İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne tahsis edilmesi doğrultusunda karar verildiğini, davacının ihtiyacının samimi ve gerçek olduğunu belirterek davalının mecurdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının dava konusu yere ihtiyacının olmadığını,ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 11.12.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın çayocağı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Dava konusu yer merdiven altı olarak kiraya verilmiştir. Bu haliyle kiralananın 6570 Sayılı Yasaya tabi olmayıp, Borçlar Kanununun adi kira hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 11.12.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi, 11.12.2002 tarihinden itibaren süresiz sözleşmeye dönüşmüştür. Davacı tarafından 11.06.2009 keşide 16.09.2009 tebliğ tarihli fesih ihtarnamesi ile 08.04.2010 tarihinde açılan dava süresinde olup başkaca sebep gösterilmesine gerek olmaksızın kiralananın tahliye ettirilmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu husus gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve …nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.