YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11104
KARAR NO : 2013/11790
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.02.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İİK’nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayanılarak davalılar adına kayıtlı taşınmazın satışı suretiyle ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, alacaklının ancak elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesini talep edebileceği, dava konusu taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu ve özel dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K’nın 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir, paylı mülkiyette ise borçlu payının satışı mümkün olduğundan ortaklığın giderilmesi davası açamaz. Ancak, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 5578 sayılı Kanunla değişik 8. maddesi ile; Tarım arazileri, doğal
özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmış; belirlenen parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamayacağı, tarım arazilerinin bu büyüklüklerin altında ifraz edilemeyeceği, bölünemeyeceği veya küçük parsellere ayrılamayacağı, kural olarak tarım arazilerinin, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara bölünemeyeceği, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği veya rehnedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle; yukarıda belirtilen bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde oluşmuş hisselerin üçüncü şahıslara satılması devredilmesi yasaklanmakta olup bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyetin söz konusu olduğu tarım arazilerinin, paydaşlarının veya iştirakçilerinin tamamının birlikte katılımı ile üçüncü kişiye satışı yapılabilir, devredilebilir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; dava konusu 431 parsel sayılı taşınmazın, tapu kaydının incelenmesinde … ili, Merkez … Köyü, Camiyanı Mevkii, 4520 m2 tarla ve ahşap ev vasfıyla 1/3 payının borçlu adına tapuda kayıtlı olduğu, anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut … Valiliği, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 17.12.2012 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın mutlak tarım arazisi sınıfına girdiğinden bölünemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın büyüklüğü itibariyle belirlenen tarımsal niteliğine göre pay satışının mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.