YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1982
KARAR NO : 2021/14990
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/03/2019 tarihli ve 2018/663 soruşturma, 2019/1478 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/08/2019 tarihli ve 2019/1800 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, müşteki tarafından evvelce kendi adına çıkarttığı hat ile birlikte aldığı … marka telefonunu, söz konusu hat ile birlikte kullanması için şüpheliye vermesini müteakip, şüphelinin bu kez, bahsedilen hat üzerinden müştekinin kimlik bilgilerini onun bilgisi dışında kullanarak telefon bayi ile sözleşme yapmak suretiyle… marka telefon aldığı ve borcunu ödemediği, müştekinin de bu nedenlerle şikayette bulunduğu somut olay nedeniyle yapılan soruşturma sonunda eylemin başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma olduğu kabul edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, adı geçen telefonunun şüpheli tarafından alındığına dair sözleşme aslının dosya arasında bulunduğu, yine şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 31.01.2019 tarihinde alınan savunmasında, müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak, onun adına kayıtlı hat üzerinden sözleşme imzalamak suretiyle telefon aldığını ikrar ettiği, bu halde şüphelinin eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçunu oluşturduğu gibi, şüpheli hakkında bahsedilen suçtan kamu davası açılması için yeterli delilin dosya içerisinde bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, belirtilen nedenlerle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.02.2020 gün ve 2020-1333 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2020 gün ve KYB – 2020/29435 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.03.2019 tarihli ve 2018/663 soruşturma, 2019/1478 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikayetçi …’in 28.08.2019 tarihli itirazı üzerine … Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.08.2019 tarihli ve
2019/1800 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 – (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 – (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli
şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda; şikayetçi … tarafından evvelce kendi adına çıkarttığı hat ile birlikte aldığı … marka telefonunu, söz konusu hat ile birlikte kullanması için şüpheliye vermesini müteakip, şüphelinin bu kez, bahsedilen hat üzerinden şikayetçinin kimlik bilgilerini onun bilgisi dışında kullanarak telefon bayi ile sözleşme yapmak suretiyle… marka telefon aldığı ve borcunu ödemediği, şikayetçinin de bu nedenlerle şikayette bulunduğu somut olay nedeniyle yapılan soruşturma sonunda eylemin başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma olduğu kabul edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, adı geçen telefonun şüpheli tarafından alındığına dair sözleşme aslının dosya arasında bulunduğu, yine şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 31.01.2019 tarihinde alınan savunmasında, şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanarak, onun adına kayıtlı hat üzerinden sözleşme imzalamak suretiyle telefon aldığını ikrar ettiği, bu halde şüphelinin eyleminin karardan önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” şeklinde düzenlenen 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu gibi mağdurun bilgisi dışında telefon sözleşmesi imzalayarak mağdurun zararına sebep olması nedeni ile dolandırıcılık suçunu oluşturduğu açıklanan nedenle şüpheli hakkında bahsedilen suçlardan kamu davası açılması için yeterli delilin dosya içerisinde bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, belirtilen nedenlerle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, … Sulh Ceza Hakimliği’nin 28.08.2019 tarih, 2019/1800 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 31.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.