YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4430
KARAR NO : 2021/1933
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.08.2009 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.03.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 342 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalıların murisi … lehine konulmuş olan 25.09.1959 tarihli 10.000,00 ETL bedelli ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, ipotek bedelinin uyarlanarak belirlenmesi ve paranın yatırılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile …. ili, …. Köyü, 342 parsel sayılı taşınmaz üzerine 25/09/1959 tarih ve 1 yevmiye No’lu, 10.000,00 ETL tutarlı ipoteğin kaldırılmasına, ipotek bedeli olarak depo edilen 32.009,99 TL’nin veraset ilamındaki hisseleri oranında davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
İncelenen ve ipotek aktinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, 10.000,00 ETL için tesis edildiği görülmektedir. Açıklanan bu niteliğe göre ipotek, kesin borç (karz) ipoteğidir. Türk Medeni Kanununun 875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi halinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda; tapu kaydında kayıtlı ipotek karz ipoteğine ilişkin olduğundan ipotek bedelinin güncel TL değerine çevrilerek depo ettirilmesi ile yetinilmesi gerekirken denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak ipotek bedelinin ulaştığı rakamın depo ettirilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 18.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.