YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1814
KARAR NO : 2021/1706
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.03.2016 gün ve 2014/142 – 2016/268 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.11.2018 gün ve 2016/14541 – 2018/6990 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, 2011 yılından sonra davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketten mal kaçırmaya başladıklarını, şirketin faaliyetlerini sona erdirdiklerini ve müvekkilinin mali haklarına zarar verdiklerini, şirketin diğer ortaklarının şirketteki çoğunluklarını kötüye kullandıklarını, şirketin zarar etmeye başladığını, öz kaynaklarının azaldığını, şirket yönetim kurulunun aldığı 01/08/2012 tarihli kararla şirket hissedarları arasında güven unsurunun sona erdiği, ticari faaliyetinin devam etmesinin bir anlamının kalmadığı tespit edilerek, şirketin faaliyet gösterdiği iş yerinin kiraya verilmesine ve şubenin kapatılmasına karar verildiğini ayrıca, şirketin tek mal varlığı olan şirket merkezinin bulunduğu gayrimenkulü, şirket yönetim kurulu başkanının kayınpederine geçerli olmayan bir satış vaadi sözleşmesi ile 1975/7881 payının devredildiğini ancak devir karşılığında şirket kasasına herhangi bir para girmediğini ve satışın rayiç değerin de altında yapıldığını, şirketin faaliyet konusunu gerçekleştirme imkanının kalmadığını, şirket defter ve belgeleri incelenmek istenildi ise de, buna engel olunduğunu, şirkete ait makinelerin satıldığını, çalışanların işten çıkartıldığını, şirketin uzun zamandır kâr dağıtımı yapmadığını, yönetim kurulu üyelerine haksız ve yüksek miktarlarda huzur hakkı ödemesi yapıldığını, ortaklar arasında güven ve işbirliği kalmadığını, husumet oluştuğunu, özel denetçi tarafından düzenlenen raporda, şirketin kötü yönetildiğinin belirlendiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkan yardımcısının davalı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek, davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete tasfiye memuru atanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.