Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13362 E. 2021/2036 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13362
KARAR NO : 2021/2036
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
MAHKEMESİ : … Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2015/449 Esas, 2017/165 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 20.06.2018 tarihli ek kararıyla temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, çekişme konusu kat mülkiyeti kurulu 596 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki (1) nolu bağımsız bölüm taşınmazın tam pay ile mirasbırakanları … adına kayıtlı olduğunu, davalının taşınmazı mesken olarak kullanmak suretiyle haksız olarak işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile … İli, … İlçesi, … Mah. 120 pafta 596 ada 30 parsel sayılı zemin kat 1 nolu meskene davalının müdahalesinin men’ine davacıya teslimine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2018/18 Esas, 2018/512 Karar sayılı kararı ile, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan karar, davalı vekili tarafından temyizi üzerine 20.06.2018 tarihli ek karar ile Dairece verilen 27.03.2018 tarihli ve 2018/18 Esas, 2018/512 Karar sayılı ilamın temyiz edene 09.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, temyizin HMK’nin 361/1 maddesinde 05.08.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 31. maddesi ile belirlenen 2 haftalık süre geçirildikten sonra 05.06.2018 tarihinde yapıldığı, bu şekli ile süresi içinde temyiz edilmediği gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından 20.06.2018 tarihli ek karar ile kararın süresinde temyiz edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, istinaf mahkemesi kararının avukatın çalışanı olduğu belirtilerek …’e 09.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf mahkemesi kararına esas olan tebligatın usulsüz olarak aynı büroyu kullanan büro gider ortağı Av. …’e tebliğ edildiğini, davalının tebligat yapılan Av. …’le vekalet ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenlerle istinaf mahkemesi kararının tebliğine ilişkin 09.04.2018 tarihli tebligatın usulsüz ve geçersiz olduğunu ileri sürerek, kendisine mahkeme kaleminde yapılan 22.05.2018 tarihli tebligatın dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Temyiz incelemesi aşamasında … Barosu resmi internet sitesi baro levhası üzerinden yapılan sorgulmada tebligat yapılan Av. …’ün 31945 sicil no ile … Barosuna kayıtlı avukat olarak kaydının bulunduğu, UYAP avukat sorgulama ekranından yapılan sorgulamada da, tebligat yapılan …’ün avukat olarak kaydının olduğu görülmüştür. Dosyaya eklenen sorgulama ekran çıktıları karşısında tebliğ yapılan avukatın Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca temyiz talebinde bulunan avukatın daimi memur ve müstahdemi sayılamayacağı, esasen dava dosyasında vekaletnamesinin bulunmaması halinde aynı büroyu paylaşan diğer avukata yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığının kabulü gerekir. Şu halde, Mahkemece bu hususlar gözardı edilmek suretiyle temyizin süresi içinde yapılmadığından temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmadığı anlaşılmakla; 20.06.2018 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek esasın incelenmesine geçilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Bölge Adliye Mahkemesi’nin davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak, yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.