Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/469 E. 2011/1502 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/469
KARAR NO : 2011/1502
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 10/03/2000-31/05/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare, kurum aracının sürücüsü olan davalının, veresiye benzin fişleri düzenleyerek kuruma verdiği zararın ödetilmesini istemiştir. İstemin bir bölümünün kabulüne ilişkin önceki karar Dairece; davalının 10.04.2000 günü eldeki dosya ve ceza dosyası belirtilerek yaptığı ödemenin araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği vurgulanarak bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan araştırmada; yatırılan tutarın, eldeki dosyada verilen kararın yerine getirilmesi sırasında icra müdürlüğü tarafından değerlendirileceği, icra takibinin bedel indirilerek yapıldığı gerekçesiyle, önceki karar ile aynı karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, 10.04.2000 gününde bankaya yatırılan 9.393,00 TL’nin dava konusu zimmet iddiası ile ilgili olarak ve bu tazminat dosyasına yatırıldığı anlaşıldığına göre anılan paranın ödeme tarihi itibariyle değerlendirilmesi, zararın da bu tutarın ödendiği tarihe göre belirlenmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle istemin bir bölümünün kabul edilmesi doğru değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.