Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/21738 E. 2021/17010 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21738
KARAR NO : 2021/17010
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2- Tehdit suçu yönünden; mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanık … hakkında; müşteki polis memurlarını “sizinle uğraşacağım elimden geleni yapacağım sizi yaşatmayacağım” sözleriyle tehdit ettiğinden bahisle TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda; 16/10/2012 tarihli olay tutanağında tehdit eyleminden bahsedilmemesi, müşteki polis memurlarının aşamalarda sanığın “sizinle uğraşacağım elimden geleni yapacağım” dediği yönünde beyanda bulunmaları karşısında, sanığın “sizi yaşatmayacağım” şeklindeki tehdit sözleri ile ilgili tanık …’ın olay tutanağı ve müştekilerin anlatımları ile çelişen beyanı dışında şüpheden uzak, kesin ve somut delilin bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK’nın 106/1-2. cümlesi yerine TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Hakaret ve tehdit suçları yönünden, sanığın 10/09/2013 tarihli duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 62. maddesindeki takdiri indirim uygulanmasını da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta Kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.