Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/1440 E. 2021/4724 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1440
KARAR NO : 2021/4724
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin eylemin yardım etme niteliğinde olmasına, lehe hükümlerin ve indirim sebeplerinin uygulanmamasına, suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Katılana zorla imzalattırılan iki adet senedin iade edilmediği, bu yönde bir delil bulunmadığı ve katılanın sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay vermeyip ilk derece mahkemesince verilen hükmü istinaf ettiği;İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin “Sanık …’ın aşamalardaki anlatımlarında katılandan temin ettiği 2 adet 150.000,00 TL’lik senetleri yakarak yok ettiğini beyan etmesi, sanığın bu iddiasının aksini gösterir bir kanıtın dosyaya yansımadığı gibi, katılandan alınan senetlerin tahsile çalışıldığına dair bir delilin de bulunmaması karşısında sanık lehine hareketle yalnızca katılandan alınan paraların kovuşturma aşamasında iade edilmiş olması nedeniyle TCK’nın 168 maddesinin tatbikine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.” şeklinde yerinde ve yeterli olmayan gerekçesi de yerinde görülmemiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi uyarınca yasal koşulları oluşmayan etkin pişmanlık hükümleri ile uygulama yapılarak noksan ceza tayini; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının a-c-d-h bendleri ile uygulama yapılması karşısında aynı kanunun 61. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi; anılan hususlar karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde gece vakti temyiz dışı sanık … ile sanık …’ın katılanı konutta birden fazla kişiyle gece vakti ve silahla darp edip yağmaladığı olayda, nitelikli yağma suçunu gerçekleştiren sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı gibi sanık hakkında verilen ceza miktarlarına göre de 5237 sayılı TCK’nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 11.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.