Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/7341 E. 2021/6814 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7341
KARAR NO : 2021/6814
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I – Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Suça konu cep telefonunun çalınmasının ardından başlatılan soruşturma sırasında sanık …, sattığı kişiye telefonun çalıntı olduğunu söyleyerek emniyet birimlerine teslimini sağladığı ve müştekiye telefonun iade edildiği dosya kapsamından anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas – 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın, satın alan kişiden alınarak müştekiye iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle; çalınan telefonunu satın alan …’un zararı giderilmediğinden, sanık hakkında koşulları bulunmayan TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II – Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Suça sürüklenen çocuk ile eylemi birlikte gerçekleştiren sanık …’ın, sattığı kişiye telefonun çalıntı olduğunu söyleyerek emniyet birimlerine teslimini sağladığı ve müştekiye telefonun iade edildiği dosya kapsamından anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas – 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın, satın alan kişiden alınarak müştekiye iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle; çalınan telefonunu satın alan …’un zararı giderilmediğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları bulunmayan TCK’nın 168/1. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini,
2. Cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun’un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
3. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 30.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.