YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3296
KARAR NO : 2021/7406
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Olası kastla öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Sanık …’nın katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35, 29, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası;
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18/09/2019 tarih ve 2019/1029 (E), 2019/2616 (K) sayılı kararının sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … müdafiinin süresinden sonra olan duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesi uyarınca REDDİNE,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/07/2020 tarih ve 2019/1-52 Esas, 2020/359 Karar, 12/03/2020 tarih ve 2018/1-337 Esas, 2020/176 Karar ile 23/10/2018 tarih ve 2017/1-842 Esas, 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” ve benzeri içerikli taleplerinin, kanun yolu başvurusundan vazgeçilmesini düzenleyen 5271 sayılı CMK’nin 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, somut olayda sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunduktan sonra sanığın 16/10/2019 tarihli “…temyiz ettiğim dosyamın bir an önce onaylanıp hem de tarafıma bilgi verilmesini…. istiyorum.” şeklindeki dilekçeleri ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına, öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçelerinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi sanık müdafiinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin bu husustaki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sadece sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği, katılan sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz dilekçeleri içeriğinden ise sanıklar hakkında kurulan hükümleri, “sanık” sıfatıyla temyiz ettikleri, “katılan” sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadıkları anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
1)Sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18/09/2019 tarih ve 2019/1029 (E), 2019/2616 (K) sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı CMK’nin 294/2. maddesine göre hükmün hukuki yönüne ilişkin temyiz nedeni bildirilmediği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nin 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18/09/2019 tarih ve 2019/1029 (E), 2019/2616 (K) sayılı “mahkumiyet” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının; ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu 12 yıl hapis cezasının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğuna, bu hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği halde Dairece sanık lehine cezada indirim yapılarak 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmesinin hukuka uygun olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında öldürülen …’e yönelik olası kastla öldürme ve katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18/09/2019 tarih ve 2019/1029 (E), 2019/2616 (K) sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmü ile “mahkumiyet” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin; yüz yüzelik ve doğrudanlık ilkesi gereği müvekkiline mahkeme huzurunda son savunma hakkının verilmediğine, eşitlik ve adil yargılanma ilkelerinin ihlal edildiğine, meşru savunmaya, beraati gerektiğine, TCK’nin 27/2. maddesinin uygulanması gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine, haksız tahrik indirim oranına, öldürülen …’e yönelik hükümde eksik incelemeye, TCK’nin 30/3. madde hükmünün değerlendirilmesi gerektiğine, kast ya da taksirin bulunmadığına, ölüm ile illiyet bağının kesildiğine, beraati gerektiğine, ilk derece mahkemesince haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının doğru olduğuna, sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin; suç vasfına, sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.