YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2474
KARAR NO : 2020/19304
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : …. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının … A.Ş. hazır beton işi ile istigal ettiğini, taşıma işini ise taşeronlara verdiğini, taşeronun ise … Nak. ve Tic. Ltd. Tic. olduğunu, müvekkilinin taşeron firmalara bağlı olarak davalı … A.Ş.’de 1981 yılında çalışmaya başladığını sigortasının uzun zaman sonra yapıldığını, 30.06.2010 tarihinde ise müvekkilinin emekli olması nedeniyle iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkilinin sürekli olarak … A.Ş.’nın işini yaptığını, müvekkilinin iş yerinde en son formen olarak net 1.000,00 TL maaşla çalıştığını, maaşının tamanını elden aldığını, müvekkilinin işten çıkarıldıktan sonra hiç bir hakkının ödenmediğini, müvekkilinin maaşlarının eksik ve düzensiz yatırıldığını, alacağının bulunduğunu, müvekkilinin 7 gün boyunca çalıştığını dini ve milli bayramlar ile resmi tatillerde de çalıştırıldığını, yıllık izinlerinin verilmediğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette çalışmadığını, … Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.’de çalıştığını, herhangi bir iş akdinin bulunmadığını, işe alanın ve maaşını ödemesi gerekenin müvekkili şirket olmadığını, … Nakliyat Tic. Ltd. Şti. ile alt işveren-üst işverenlik taşeron ilişkinin bulunmadığını, davacının maaşının asgari ücret olduğunu, maaşlarını kayıt koymadan aldığını, davacının fazla çalışma yapmadığını hafta tatili, bayram ve genel tatil alacakları bakımından son 5 yılın zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, “09.01.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının davalı işyerinde toplam 21 yıl 4 ay çalışması olduğu buna göre davanın kabulü halinde davacının alabileceği kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin hesaplandığı belirtilmiştir. Mahkememizce oluşa uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davanın kısmi alacak davası olarak açıldığı, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinin ve harç makbuzunun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte bütün olarak değerlendirildiğinde davacının belirsiz süreli iş akdiyle davalı işyerinde 01.09.1988-31.01.1993 ve 01.08.1993-30.06.2010 tarihleri arasında çalıştığı, iş akdinin emeklilik nedeniyle feshedildiği davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının kıdemine göre hak kazandığı izin süresinin kullandırıldığının veya bedelinin ödendiğinin işveren tarafından yazılı belgelerle ispat edilememesi nedeniyle davacının ücretli izin alacağına da kısmen hak kazandığı kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, “Davacı, beton işiyle iştigal eden davalıya ait işyerinde 01/09/1988 -31/01/1993 ve 01/08/1993-30/06/2010 tarihleri arasında 21 yıl 4 ay çalışması bulunduğu, iş akdinin davacı tarafından emeklilik nedeniyle haklı sebeple feshedildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, iş akdinin fesih tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında dosyada zamanaşımı sorunu olmadığı, dosyada emsal ücret araştırması yapıldığı işin niteliğine göre hesaplamaya esas alınan brüt ücretin dosya kapsamına uygun tespit edildiği, ilk derece mahkemesi kararı isabetli olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşılmakla HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.” gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı yasal süresi içerisinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi tarafından toplam 21 yıllık hizmet süresi karşılığı olarak hesaplanan 404 günlük yıllık izin ücretine hükmedilmiştir.
HMK’nun 31. maddesi gereğince Hakim’in davayı aydınlatma görevi kapsamında davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek davacının, bu kadar uzun süre yıllık izin kullanıp kullanmadığı davacı asıla sorulup açıklatılarak sonuca gidilmesi gerektiği düşünülmeksizin yazılı şekilde davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten/sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi’ne, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.