YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11486
KARAR NO : 2013/11859
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 24.04.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin reddine dair verilen 30.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinde zorunlu unsur olan dava değerinin belirtilmediği ve sonradan giderilebilecek eksikliklerden olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 119/2. maddesi gereğince dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Somut olayda, dava dilekçesinin “olay” başlığı altında belirtilen kısmının ikinci satırında dava değerine esas olmak üzere satış bedeli “450,00 TL” olarak belirtilmiştir. 24.04.2013 tarihli harçlandırma formunun incelenmesinden, davaya esas değer 450,00 TL kabul edilerek maktu harcın tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava değerinin dava dilekçesinin
içeriğinde belirtildiği, bu değer üzerinden de harç tahsil edildiği anlaşıldığından Dairemizin yukarıda belirtilen ilkelerine göre belirlenecek önalım bedelinin dava değerinden daha fazla olması halinde belirlenen bedel üzerinden eksik harcın yargılama esnasında tamamlattırılabileceği de gözönüne alınarak davanın esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.