YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3745
KARAR NO : 2021/2831
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.09.2017 tarih ve 2011/98 E. – 2017/337 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.06.2019 tarih ve 2018/177 E. – 2019/1294 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, temlik alan davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av. … ve Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müstahsillerden farklı tarihlerde toplanan yaklaşık 280 ton civarındaki elmanın muhafazası için davalının Gömbe kasabasında bulunan Uçarsu soğuk hava deposuna peyder pey teslim edildiğini, 80 ton kadarının müvekkili tarafından satılarak soğuk hava deposundan çıkarıldığını, kalan 200 ton elmanın soğuk hava deposunda bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile öncelikle tedbiren davalıya ait uçarsu soğuk hava deposunda bulunan elmaların acilen satışı ile satış bedelinin mahkeme kasasında muhafazasını, yargılama sonunda zararlarının tazmininin imkansız hale gelmemesi için davalı şirketin gayrimenkul ve menkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, 200 ton elma bedelinden şimdilik 70.000,00 TL olmak üzere (16.02.2011 teslim edilmediği) tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini, 10920 adet kasanın aynen iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde bedelinden şimdilik 10.000,00 TL ‘sinin davalıdan 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsilini, Trans Moldova – Mustafa Küçük ile yapılan sözleşme gereği yükümlülük altına giren müvekkilinin zararı ile mahrum olduğu kârdan dolayı meydana gelen zararının ve malların teslim edilmemesinden dolayı Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/28 D. İş ve 2011/31 D.İş sayılı dosyalarına yapılan masraflardan(12.200TL) şimdilik 20.000,00 TL’sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini ve tahsilini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.03.2011 tarihli dilekçesi ile davasını 395.180,00 TL ıslah ederek toplam 495.180,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının davalının soğuk hava deposuna aralarında yaptıkları anlaşma gereği elmaların teslim edildiğini, davalının ise depolarındaki elmaların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporu, sunulan belgeler, tanık anlatımlarına göre, davacıya ait elmaların davalının soğuk hava deposuna konulduğu ve teslim edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalının malların teslim alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, bu yöndeki ispat yükünün davalının üzerinde olduğu, davacının elmalarını teslim alamamasından oluşan zararının davalının ediminden kaynaklandığı, davacının 3. kişi ile yapılan anlaşma gereği, elmaların teslimini zamanında yapmaması sebebiyle müspet zararının söz konusu olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasındaki elma depolamadan kaynaklı uyuşmazlıkta, davalı elma depolama şirketinin üzerine düşen teslim koşulunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, meydana gelen davacı zararının elma bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 291.600,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kasa bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 68.980,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava dışı 3.kişi ile yapılan sözleşme nedeniyle uğranılan zarardan dolayı alacak talebi yönünden; 90.000,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/28 D.iş ve 2011/31 D.iş dosyalarında yapmış olduğu masrafları talep etmişse de, delil tespit taleplerinin red edildiği anlaşıldığından, bu açıdan yapılan talebin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; belediye kantar fişleri, davalının ticari defterleri, davalının kira alacağının dayanağı 69.207,00 TL tutarındaki 14 adet faturadaki teslim alınan elma miktarlarına göre, davalının teslim aldığı elma miktarı 280 ton olduğu, teslim edilen elmanın 80 tonluk kısmının davacı tarafından depodan alınarak satıldığı, kalan 200 ton elmanın 20 tonunun 10.920 adet plastik kasaya ilişkin olduğu, davalının soğuk hava deposunda bulunan ve davacıya teslim edilmeyen elma miktarının 180 ton olduğu, davacı tarafın dayandığı Trans Moldova’ya elma satımına ilişkin sözleşme adi yazılı nitelikte her zaman düzenlenebilecek sözleşmelerden olduğu için buradaki fiyatın esas alınamayacağı, değişik iş dosyalarında yapılan masrafların yargılama giderleri kısmına dahil edilip davanın dava taraflarına yükletilmesi gerekirken mahkemece bu talebin reddinin doğru olmadığı, davacının zararının hal satış fiyatlarına göre tespitinin gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 93.293,00 TL elma bedelinin 70.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren 23.293,00 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalıda bulunan 10.920 adet plastik kasanın davacıya aynen iadesine, iadenin mümkün olmaması durumunda 68.980,00 TL kasa bedelinin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, 58.980,00 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tespit ve tedbir ile ilgili yapılan yargılama giderlerinin yargılama masrafları içerisinde değerlendirilmesine, tespit ve tedbir masrafı 12.200,00 TL olmak üzere toplam 16.089,58 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.272,64 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ardiyeye bırakılan ve geri teslim edilmeyen mal bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, temelde, davacının ne miktar elmayı davalıya teslim ettiği ve saklanmak üzere davalıya bırakılan elmaların davalı yedinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 572. maddesine göre, ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlü olup, 575. maddeye göre de, ardiyeci, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığını ispat yükü davacı mal sahibinde olup, davacı bunu ispat ettikten sonra davalının kendisine teslim edilen malı mal sahibine iade ettiğini ispat etmesi gerekir. Somut olayda, davacı davalıya 280 ton elma teslim ettiğini, 80 ton elmayı depodan geri aldığını iddia etmiş ise de buna ilişkin davalının imzasını içeren herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Delil olarak sunulan kantar fişleri ise, davalıya ait kantara ilişkin olmayıp, belediye kantarına ilişkindir ve birer dakika arayla malın tartıldığını gösterdiğinden davalı ardiyeciye teslim olunan mal miktarını yansıttığı söylenemez. Davalının ticari defterlerine göre ise, davalı, davacı tarafa 4 kez ardiye ücreti faturası tanzim etmiş olup, bu faturalara göre davalıya 162 ton elma teslim edilmiştir. Bu durumda davacı, davalıya daha fazla mal teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından davalıya 162 ton elma teslim ettiği ve davacının ikrar ettiğine göre 80 ton elmanın davacı tarafından geri alındığının kabulü gerekir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, ispat edememesine rağmen davacı tarafın iddialarına itibar edilerek 180 ton elma üzerinden hesap yapılması doğru olmamış, kararın bu yönüyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, yargılama devam ederken davalı taraf 15.02.2017 tarihli bilirkişi raporuna itirazında, depo ücreti alacağı nedeniyle, takas definde bulunmuş ve 69.000,00TL depo ücretinin davacının alacağı ile takas edilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davalının bu istemi kabul edilmemiş ise de, bu husus davalı tarafça istinaf dilekçesinde istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davalının takas istemi kabul edilerek davacının elma bedeli alacağından davalının depo ücreti alacağı mahsup edilmiştir. Ancak 6100 sayılı HMK 355. maddesi uyarınca incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, kamu düzenine aykırılık halinde bu durumun resen gözetileceği dikkate alındığında, istinaf sebeplerini aşar şekilde takas/mahsup yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.