Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/8780 E. 2021/5096 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8780
KARAR NO : 2021/5096
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanık … … hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-) Sanık …’ın müşteki … ve müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Sanık …’ın vareste tutulma talebi bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık …’ın ve o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-) Sanık …’in müştekiler … ve …’a yönelik nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali eylemleri, katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Sanık …’ın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 86/2, 86/3-e maddelerinde tanımlanan hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçları aynı Yasanın 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımına bağlı olup sorgu tarihi olan 11.06.2012 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV-) Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Beraat kararı verildiği halde kendisini avukat ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında sanığın beraatine karar verilen bölümden hemen sonra gelmek üzere “Sanık … kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi uyarınca 1.500,00 TL maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa ödenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
V-) Sanık … …’ın müştekiler …’e ve …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle değişik gerekçe ile tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.