YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1552
KARAR NO : 2021/1980
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2019 tarih ve 2019/43 E- 2019/792 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.01.2020 tarih ve 2019/1789 E- 2020/85 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin diğer davalı … ile birlikte ortağı olduklarını, en son 24.08.2017 tarihli karar ile “şirketi temsil ve ilzama” 10 yıl süreyle davalı … ‘in seçildiğini, ancak şirket müdürü davalı …’in, şirketi sevk ve idare ederken, şirketin ve ortaklarının hak ve çıkarlarını gözetmediğini ve şirkete ait vergi borçlarını, icra borçlarını dahi şirketin hesabına yatan paralara rağmen ödemediğini, şirket ile ilgili hak ve yükümlülüklerini gerek şirket sözleşmesine gerek ilgili mevzuata uygun ve dürüst bir şekilde yerine getirmediğini, 2018 yılı kasım ayında şirket hesabına yatan 470.000,00 Amerikan Dolarını önce diğer davalı eşi …’in hesabına, ardından da …’in hesabından diğer davalı kızı …’in hesabına aktarıldığını, davalı şirketin hesabına yatan 470.000 Doların şirkete ait olduğu ve diğer davalı … ile …’in şirketle bir ilgisi olmadığı da sicil kayıtlarından anlaşılacağını, diğer taraftan davalı …’in usulsüz para aktarma işlemini yaparken, şirkete ait ödenmeyen vergi borçlarından ötürü, şirket ortağı olarak şahsına ait … plakalı aracın ise vergi dairesince şirketin borcundan ötürü haczedilmiş ve yakalanarak otoparka çekildiğini, ayrıca davalı şirketlerinin geçmiş yıllarda yapmış olduğu işlerden ötürü yakın zamanda yine Türkmenistan’dan şirketin hesabına şirketin alacağının yatırılmasının söz konusu olduğunu belirterek öncelikle tedbir talebinin kabulü ile, davalı …’in şirketi temsil ve imza yetkisinin yargılama sürecinde tedbiren kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına, davalı şirketin hesabına yatan ve yatacak paraların kaçırılmasının önüne geçebilmek için şirketin Burganbank … Şubesindeki …. 03 52 iban numaralı hesabına ihtiyati tedbir konulmasına, TTK 630/2. maddesi gereğince şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılmasına, dava sonucunda yönetim kayyımı olarak davacının atanmasına ve … ve …’e aktarılan paraların yeniden şirkete iadesine, davalı …, …ve …’ten iade mümkün olmadığı takdirde alınan miktarın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece, davalılar …, …ve … aleyhine açılan tazminat davasının HMK’nın 167. maddesi gereğince işbu dosyadan tefrikine karar verilerek, tefrik sonrasında sadece davalılar … ve Örnekler … Ltd. Şti. aleyhine açılan şirket müdürünün azli ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin açılan dava yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı şirket vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin %70 hissesinin …’e, %30 hissesinin ise davacıya ait olduğunu, şirket müdürünün ise … olduğunu, davalı … tarafından şirket hissesi devralınmadan önce şirketin zarar etmeye başladığını ve bir takım vergi borçlarının oluştuğunu, …’in 2007 yılında çalışmak için yurt dışına gittiğini ve 2011-2017 yılları arasında Türkiye’ye gelmediğini, davalı şirketin ticari faaliyetine devam edebilmesi için 06.04.2011 ve 06.03.2012 tarihlerinde iki kez davacıya vekalet verdiğini, 2017 Temmuz ayına kadar şirketin tüm temsil ve ilzam yetkilerinin davacı tarafından kullanıldığını, davacının davalı şirkete yüklü miktarda ödemeler gelmesine rağmen şirketin sigorta ve vergi borçlarını ödemediğini, davalının tüm piyasa borçlarını elden ve kendi hesabından ödediğini, 29.11.2018 tarihinde davacıyı azlettiğini, … 40. Noterliği’nin 04.04.2019 tarihli ihtarnamesi ile davacının davalı şirketten çektiği ve şirket muhasebesine herhangi bir ödeme makbuzu tüm bedellerin 3 gün içerisinde iadesinin istenmesine rağmen herhangi bir iade alınmadığını, davalı …’in şirket hesabından 470.000 ABD Doları çekmesinin kendi temsil ve ilzam sınırları içerisinde kullandığı bir yetki olduğunu, kamu borçlarından haczedildiği bildirilen aracın dahil davacının vekaleten davalı şirketten çekmiş olduğu paralar neticesinde alınan bir araç olduğunu, vekalet görevi sırasında davacının paraları nereye harcadığı konusunda müvekkiline en ufak bir bilgi dahi vermediğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK’nun 630/2. maddesine istinaden açılan limited şirket müdürünün haklı sebeplerin varlığı sebebi ile azli istemine ilişkin davada husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu olmadığı, 30.10.2018 tarihinde davalı şirket hesabına gelen 464.448,00 ABD Doları tutarındaki bedelin davalı şirket ticari defterlerine kaydedildiği, paranın davalı şirket yetkili temsilcisi davalı … tarafından 30.10.2018 tarihinde davalı şirketin Burganbank … Şubesi’ndeki hesabından çekildiği ve aynı tarihte bedelin 430.000,00 ABD Doları kısmının …’in hesabına “… teslimatı” adı altında yatırıldığı, davalı … tarafından çekilen 464.448,00 ABD Dolarının çekilme ve aktarılma sebeplerine ilişkin açıklama sunulmadığı, bu suretle şirket müdürü olan davalı …’in şirket hesabına gelen 464.448,00 ABD Doları bedelin 430.000,00 ABD Doları kısmını eşi … hesabına aktarması, bakiye kısmının ise kendisi üzerinde tutması karşısında, çekilen paranın aktarılma sebebini yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamayan yöneticinin şirket ana sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiği, bağlılık ve özen yükümlülüğüne uymadığı, diğer ortakların zararına yol açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı Örnekler İnşaat Taahhüt Turizm Tekstil Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, … Ticaret Müdürlüğü’nün 76683 sicil numarasına kayıtlı …’ne 24.08.2017 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile müdür olarak atanan …’in görevinden TTK’nın 630. maddesi gereğince azline, Ortaklar Kurulu Kararı ile yeni müdür seçimi yapılana kadar kararın kesinleşmesinden itibaren şirket yönetimine kayyım olarak mali müşavir Hüseyin Seyfeli’nin atanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı … tarafından söz konusu bedelin davalı şirket hesabından çekilme ve paranın bir başka hesaba aktarılma sebebinin somut bilgi ve belge ile ispatlanamadığı, bu hale göre davalı şirket yöneticisi …’in 6102 sayılı TTK’nın 630/(2)-(3). maddeleri gereğince şirkete karşı olan özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu itibarla ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 03.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.