YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4907
KARAR NO : 2021/2985
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesiyle hırsızlık suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2019 tarih, 2017/448 esas ve 2019/58 karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin 08.03.2019 tarih, 2019/564 esas ve 2019/874 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin bu kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 30.05.2019 tarih, 2019/2347 esas ve 2019/9449 karar sayılı kararı ile temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.06.2020 tarih ve 2019/122995 temyiz sayılı yazısı ile; Kararda ikinci kez tekerrüre esas olan Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/633 esas, 2013/310 karar sayılı kararındaki tekerrüre ilişkin hükümlerin 30/10/2019 tarih ve 2012/633 esas, 2013/310 karar sayılı ek Karar ile hükümden çıkarıldığı ancak hükümlünün sabıka kaydında bulunan Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/165 Esas, 2013/245 Karar sayılı kararında tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve bu karar nedeniyle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği anlaşıldığından; hükmün açıklanan nedenle bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 3. Bendinden “Sanık hakkında Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2013 tarih, 2012/633 Esas – 2013/310 Karar sayılı ilamıyla nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl hapis cezası hükmü 24/12/2015 tarihinde kesinleşmekle tekerrüre esas teşkil ettiğinden, ” kısmının çıkarılarak yerine “Sanık hakkında Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/165 esas, 2013/245 karar sayılı ilamıyla nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl hapis cezası hükmü 03/06/2015 tarihinde kesinleşmekle tekerrüre esas teşkil ettiğinden, ” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 07.07.2020 tarih, 2020/6637 esas ve 2020/6893 karar sayılı kararı ile, itiraza gelinen husus hakkında 5275 sayılı yasa gereğince mahallinde infazda görevli Cumhuriyet Savcısınca mahkemesinden olağan yolla karar alınabileceği ve 101. madde uyarınca bu kararın itiraza tabi olduğu olağanüstü kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yolunun bu aşamada kullanılamayacağı anlaşılmakla itirazın yerinde görülmediğinden itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.10.2020 tarih, 2020/13-336 esas ve 2020/404 karar sayılı kararı ile inceleme yapılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülerek Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 30.05.2019 tarih, 2019/2347 esas ve 2019/9449 karar sayılı bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyelerince ileri sürülen hususa ilişkin yapılan oylamada oy birliğiyle; tekerrüre esas alınan ilamın ikinci kez mükerrirlik koşullarını taşıyıp taşımadığı hususunun temyiz denetiminde Özel Dairece incelenip incelenmeyeceğine ilişkin uyuşmazlık bakımından ise oy çokluğuyla karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının bağlayıcı olduğu da gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, eksik incelemeye ve suçun vasfına yönelik olduğu, sanık müdafiinin ise eksik incelemeye, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayinine ve yeterli delil olmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya dosya içeriğine göre sanık hakkında hısızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Ancak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması temyiz sebebi olarak belirtilmemiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.10.2020 tarih, 2020/13-336 esas ve 2020/404 karar sayılı kararı uyarınca yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince, Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 tarihli ve 633-310 sayılı ilamı esas alınarak sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, bahse konu ilamda da, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2011 tarihli ve 369-397 sayılı ilamı uyarınca sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş olduğu, bununla birlikte Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesince 30.10.2019 tarihli ve 633-310 sayılı ek karar ile suç tarihi itibarıyla henüz kesinleşmediği anlaşılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağı cihetle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2011 tarihli ve 369-397 sayılı kararı esas alınarak sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verildiği, bu ilama göre, incelemeye konu dosya bakımından sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığı, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraznamesinde de bahsi geçen Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarihli ve 685-245 sayılı ilamında ise, Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarihli ve 166-251 sayılı, 22.07.2011 tarihinde kesinleştirmesi yapılan ilamı nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ancak Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.08.2016 tarihli ek kararıyla 58. madde uygulanmadan infaz yapılmasına karar verildiği, sanığın adli sicil kaydında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil edebilecek başkaca bir ilam da bulunmadığı anlaşılmakla sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.10.2020 tarih, 2020/13-336 esas ve 2020/404 karar sayılı bozma kararı doğrultusunda bozmayı gerektirmiş olup Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin 08.03.2019 tarih, 2019/564 esas ve 2019/874 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2019
tarih, 2017/448 esas ve 2019/58 karar sayılı hükmünün bu sebep yönünden BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine “ cümlesinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı ve tutuklu kalınan süreye göre başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesi için Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına dosyanın Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararımızın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi gönderilmesine CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca 23.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.