Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1802 E. 2021/2407 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1802
KARAR NO : 2021/2407
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2015/982 Esas, 2018/319 Karar sayılı kararıyla davanın elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ile 78.000,00 TL ecrimisil istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince geri alınması sebebi ile elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisile ilişkin davanın ise 59.333,50 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davacılar vekili, reddedilen ecrimisil miktarı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Davacı tarafça elatmanın önlenmesi ile birlikte 5.000,00 TL ecrimisil talep edilmiş, bilirkişilerce ecrimisil miktarı 78.000,00 TL olarak hesap edilmesi üzerine ecrimisil istemi harcı yatırılarak 78.000,00 TL’ye çıkartılmıştır. Mahkemece, elatmanın önlenmesi yönünden davanın geri alınması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin ise 59.333,50 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, iş bu karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunmayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de “Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sıınrı 2019 yılı itibarıyla 58.800,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacılar vekilince temyize konu edilen ecrimisil alacağının reddedilen kısmı olan 18.666,50 TL, 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığından miktar itibariyle kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK’nin 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davacılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan nedenlerle miktar yönünden REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.