YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2868
KARAR NO : 2021/1500
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23/10/2013 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin …. ili, ……. ilçesi, Beldibi Mahallesinde bulunan 604 parsel 37 numaralı bağımsız bölümün maliki ve dava dışı …. Tarım ve Hayvancılık Nak. Ltd. Şirketinin ortağı olduğunu, 15/07/2011 tarihli ipotek sözleşmesi başlıklı belgeden de görüleceği üzere dava dışı ….. Ltd. Şti.’nin davalıdan alacağı 1.000.000TL borç için davacıya ait 37 numaralı bağımsız bölüm üzerine davalılar lehine 28/07/2011 tarihinde 200.000TL değerinde birinci derece ipotek tesis edildiğini, ayrıca davalıların davacıya ve dava dışı diğer ortak ….’e ait hisselerin bir kısmını bedelsiz devralarak … Ltd. Şti.’ne ortak olduklarını ve bakiye kalan 155.000TL’yi de ödemeye yanaşmadıklarını, davalıların şirketin malvarlığını ele geçirmeye yönelik hileli işlemler yaptıklarını, şirketi borçlandırarak yok pahasına elden çıkarmak ve davacıyı kandırarak davacıya ait taşınmazdan kar sağlamak amacında olduklarını belirterek hile nedeni ile taşınmazdaki ipoteğin iptalini istemiştir.
Davalılar vekili, davayı tesadüfen öğrendiğini, Avustralya vatandaşı olan müvekkillerinin Avustralya’da ikamet ettiklerini, savunma haklarının kısıtlandığını belirterek beyanda bulunmak için süre talep etmiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tebligat Kanununun 10. maddesinde, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.”; 39. maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Somut olayda, 13/12/2013 tarihli kolluk tutanağı ile yurtdışında yaşadıkları tespit edilen davalılara, … Tarım ve Hayvancılık Nak. Ltd. Şirketinin adresinde tebligat yapılmış olması doğru görülmemiştir. Öte yandan davacı, dava konusu ipoteği, hissedarı olduğu … Tarım ve Hayvancılık Nak. Ltd. Şirketi’nin borcuna teminat olarak tesis ettirmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar ile şirket arasında menfaat çatışması bulunmaktadır. Aralarındaki menfaat çatışması nedeniyle, davalılara şirket adresinde yapılan tebligatlar, usulsüzdür. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmadan ve savunmaları alınmadan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.