YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10199
KARAR NO : 2013/11217
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.09.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 405 ve 474 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin 474 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-405 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, taşınmazdaki ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK’nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 405 parsel sayılı taşınmazın 150/2400 payının “… … oğlu, …” adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Her ne
kadar 474 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde “…oğlu, …’ya ait 150/2400 paya … uyruklu olup, 1062 sayılı kanun uyarınca hazinece el konulduğu” yazılı ise de, bu hususta 405 parsel sayılı taşınmazda herhangi bir belirtme bulunmamaktadır. Bu nedenle, taşınmazda pay sahibi bulunan “… oğlu, …” veya mirasçıları davada yer almalıdır. Taşınmaz pay maliki “… oğlu, …” veya mirasçıları davada yer almadan hüküm kurulması HMK’nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek taraf teşkili tamamlanmadan davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİYLE, 474 parsele ilişkin hüküm sonucunun onanmasına, (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 10.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.