Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2325 E. 2021/3558 K. 12.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2325
KARAR NO : 2021/3558
KARAR TARİHİ : 12.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.07.2018 tarih ve 2018/4 E. – 2018/295 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2020 tarih ve 2018/2092 E. – 2020/340 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/88916, 2011/88867, 2002/13816 sayılı ve her üçü de “bizden” ibaresinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “BİZDEN LEZZETLER” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/40854 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamındaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, bu karara davalı Şirketçe yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul edildiğini ve 35. sınıf hizmetlerin başvuruya iade edildiğini, oysa, markalar arasında görüntü, yazılış, ses ve anlam olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markaların kapsadıkları hizmetlerin de aynı olduğunu, dolayısıyla markalar arasında iltibas tehlikesi doğacağını ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-9351 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olduğu, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, başvurunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-9351 sayılı kararının iptaline, 2016/40854 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olduğu ancak iltibas oluşabilmesi için mal ve hizmetlerin de benzer olması gerektiği, YİDK tarafından 35/01-04. sınıfta yer alan hizmetlerle, 1’den 34. sınıfa kadar malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıf perakendecilik hizmetlerinin başvuruya iade edildiği, davacının itirazına mesnet 2011/88916 sayılı markanın kapsamında 3. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıf perakendecilik hizmetlerinin, 2011/88867 sayılı markanın kapsamında 29. ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıf perakendecilik hizmetlerinin, 2002/13816 sayılı markanın kapsamında ise 03,05,09,16,21,31. sınıf mallarla, 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, 2002/13816 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki perakendecilik hizmetlerinin, herhangi bir mala özgülenmediği, genel olarak tescil edildiği, perakendecilik hizmetlerinde genel olarak tescil edilmiş bir markaya dayalı olarak belirli malların satışına özgülenmiş markanın tesciline engel olunamayacağı ancak, genel olarak perakendecilik hizmetlerinde tescilli markanın, üzerinde kullanıldığı malların ispat edilmesi halinde bu malların satışına özgü perakendecilik hizmetlerini içerir marka başvurusuna engel olunmasının mümkün olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, başvuru kapsamındaki 35/01-04. sınıf hizmetler ile redde mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetler arasında aynılık/benzerlik bulunduğu, yine davacı markalarının kapsamlarında bulunan 3,29, 30. sınıf malların satışına özgü perakendecilik hizmetleri ile başvuru kapsamındaki aynı hizmetlerin satışına özgü perakendecilik hizmetleri de aynı olduğu, bunun yanında ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satması, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan 2002/13816 sayılı markanın kapsamındaki 03,05,09,16,21,31. sınıf mallarla, bu ve benzeri malların satışına özgü perakendecilik hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğunun kabulü gerektiği ancak davacının diğer perakendicilik hizmetleri bakımından markasını kullandığını iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının kararda tek tek gösterilen hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 12.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.