YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3746
KARAR NO : 2021/1546
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2019 tarih ve 2018/272-2019/246 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete borç para verdiğini, diğer davalı …’ın da davalı şirketin yetkilisi olduğunu, verilen borç para karşılığında davalı şirket tarafından davalı … adına keşide edilmiş bulunan 25.07.2009 tarihli 230.000 TL bedelli çekin davalı lehtar ciranta … tarafından ciro edilerek davacıya verildiğini, çekin tahsil amacıyla 10.06.2009 tarihinde Akbank-GOP şubesine teslim edildiğini, ödeme güçlüğü içinde olunması nedeniyle çekin keşide tarihinin değiştirilmesi talebinin davacı tarafından kabul edilmesi üzerine davalı … ile davacının banka şubesinde hazır bulunarak banka memurunun huzurunda çekin keşide tarihinin “20.11.2009” olarak değiştirildiğini ve çek bordrosunun düzenlendiğini, bu esnada bir anlık boşluktan istifade eden davalı …’ın dava konusu çekin üzerine “iptal” şerhi yazarak çekle beraber banka şubesinden ayrılarak gittiğini, davalı … hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza yargılaması sonucunda resmi belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, davacının kambiyo senedine dayanma imkanının kalmadığını, temel hukuki ilişkiye dayanıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 230.000,00 TL’nin 25.07.2009 ödeme tarihinden itibaren ticari işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıdan borç para aldığını, karşılığında dava konusu çekin de bulunduğu bir takım çeklerin davacıya verildiğini, davalının ödeme güçlüğü içinde bulunması nedeniyle borca karşılık olarak davalıya ait taşınmazın davacıya devredildiğini, borcun ödenmesine karşın davacının bedelsiz kalan çeki davalıya iade etmediğini, davacının çeki kullandığı kredinin teminatı olarak bankaya verdiğini ve çekin keşide tarihinin uzatılmasını davalıdan talep ettiğini, bankaya giden davalının dava konusu çekin davacı tarafından kullanılmasından vazgeçerek çeki iptal edip banka şubesinden ayrıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; bozma ilamına uyulduğu dikkate alınarak “davalının resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediğinin kanıtlanamadığı gibi somut olayda davacının dava konusu çekin rızası hilafına davalı …’ın eline geçtiğini ispat edemediği dosya içerisindeki delillerden anlaşılmaktadır. Öte yandan çek aslı davalı vekilince dosyaya sunularak müvekkilinin borcuna karşılık bu çekin davacıya ödenip geri alındığı savunulmuştur. Anılan çek davalı borçlu elinde bulunduğuna göre ödemenin varlığına karine teşkil eder. Mahkemece anılan bu hususlar gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir” bozma gerekçesi doğrultusunda davasının reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.