Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/12165 E. 2013/13032 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12165
KARAR NO : 2013/13032
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 07.02.2013 gün ve 2012/14876-1668 sayılı ilamı ile değiştirilerek düzeltilmiş gerekçe ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde 1/2 payın bedelinin karşılığı 40.000 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, tapu kaydının iptali ile 1/2 payın adına tescilini, bu istemin kabul edilmemesi halinde dava konusu taşınmazın rayiç değerinin payına isabet eden kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davada ise elatmanın önlenmesi istenmiştir.
Mahkemece davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce “…Somut olayda; davacı inanç sözleşmesini davalının eli ürünü yazılı delil ya da delil başlangıcı ile kanıtlayamadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddi doğrudur.
Tazminat istemine gelince; zamanaşımı davacının taşınmazın kendisine devredileceği ümidini yitirdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle hak düşürücü sürenin dolduğundan söz edilerek tazminat talebinin reddi doğru değil ise de bu halde dahi davacı, taşınmazın rayiç bedelini değil, davalıya verdiğini iddia ettiği bedeli talep edebileceğinden hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle onanmıştır.
Davacı tapu iptali ve tescil talebi yanında kademeli olarak dava konusu payın bedelinin karşılığı 40.000 TL tazminata karar verilmesini de istemiştir. Mahkemece asıl dava ile ilgili olarak tapu iptali ve tescil talebinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine, tazminat talebinin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bozma ilamımızda birinci kademedeki isteğin reddinin doğru olduğu ancak davacının tazminat talebinde de bulunabileceği belirtildiği halde kendi içinde çelişkili olarak hükmün tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin bölümünün onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Bozma ilamımızda belirtildiği üzere tazminat talebinin zamanaşımı yönünden reddi doğru değildir. Davacı dava dilekçesi ile dava konusu taşınmazın rayiç değerinin payına isabet eden bedelini talep etmektedir. Bozmamızda “davacı, taşınmazın rayiç bedelini değil davalıya verdiğini iddia ettiği bedeli talep edebileceği” yani davacı tarafından ispat edildiği takdirde mahkemece satış bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durumda mahkemece çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince ayrıca usul ekonomisi de gözetilerek davacının bu davada ikinci kademedeki satış bedelinin iadesine yönelik talebinin de değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekir. Kararın tazminata ilişkin bölümünün bu gerekçeyle bozulması gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle düzeltilerek onanması maddi hataya dayalı olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.02.2013 tarihli ve 2012/14876-2013/1668 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıdaki değişik gerekçeyle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.