Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2020/2911 E. 2021/3917 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2911
KARAR NO : 2021/3917
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 204 parsel sayılı 434.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 01.10.1985 tarihinde hükmen davalı Hazine adına tescil edildikten sonra, uygulama kadastrosu neticesinde ifraz edilerek çekişme konusu 350 ada 40 ve 60 parsel sayılı taşınmazların da arasında bulunduğu çok sayıda parsele ayrılarak tapuya tescil edilmiştir. Davacı …, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 350 ada 40 ve 60 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle 29.05.2015 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 350 ada 40 ve 60 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde, bu nitelikteki davaların kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık süre içinde açılabileceği hususu düzenlenmiştir. Kanunda öngörülen bu süre, hak düşürücü nitelikte olduğundan, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gereken maddi hukuka ilişkin bir dava şartıdır. Mahkemece, çekişmeli 350 ada 40 ve 60 parsel sayılı taşınmalar yönünden davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazların geldisini oluşturan 204 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hükmen kesinleştiği 01.10.1985 tarihi ile davanın açıldığı 29.05.2015 tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek esas yönünden değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.