YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2934
KARAR NO : 2021/1697
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.03.2018 tarih ve 2017/124 E- 2018/52 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.04.2019 tarih ve 2018/1626 E- 2019/778 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı borçlu Sun Otomotiv Ltd. Şti. hakkında başlattığı takipte davacıya 1.,2. ve 3. haciz ihbarnamelerini gönderdiğini, davacının süresi içinde haciz ihbarnamelerine itiraz edemediğini, bu sebeple eldeki menfi tespit davasının açıldığını, davacı ile takip borçlusu arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını iddia ederek davacının Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8462 esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde dava açılmadığını, ayrıca davanın haksız olduğunu savunarak reddi ile tazminat istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre 1. ve 2. Haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarih itibariyle davacının dava dışı takip borçlusu Sun Otomotiv …Ltd. Şti.’ne borçlu olduğu, şirkete ait taşınmazların takibe konu senetten sonra davacıya satıldığı, fatura tanzim edildiği ve ancak işbu fatura bedellerinin dava dışı takip borçlusu şirket kayıtlarına girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dosyada alınan 12.12.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 1.ve 2. Haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihi itibariyle dava dışı takip borçlusu şirkete 100.000,00 TL borçlu olduğu, davacının takip borçlusu şirkete borçlu olmadığını ispat edemediği, bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf başvurusuna gelince dava esastan reddedilmiş olduğundan İİK m. 89/3 uyarınca davalı yararına % 20 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususun ilk derece mahkemesince gözetilmemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, takip konusu asıl alacağın % 20’si oranında hesaplanan 14.236,93 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.