Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3670 E. 2021/1604 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3670
KARAR NO : 2021/1604
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.04.2017 tarih ve 2016/705 E. – 2017/282 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların davalıya ait ”Buse Kozmetik” isimli işyerinin davacıya satışı konusunda sözleşme imzaladıklarını, davacının satış bedelinin 40.000.- TL’lik kısmını peşin ödediğini, geri kalan 40.000.- TL’yi senetle ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının işyerinin devrinden vazgeçtiğini, davacının ödediği parayı iade etmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, sözleşmeye göre işyeri fiilen davacıya teslim edildiği halde, davacının bakiye ödemeyi yapmadığını, davacının iki ay boyunca sözleşmeye konu işyerini çalıştırarak kazanç elde ettiğini, delil olarak sundukları kareli kağıda davalının el yazısı ile yazdığı belgede 30.11.2010-31.12.2010 tarihlerine ait 5.095.- TL nakit, 1.319.- TL kredi kartı ile satış yapıldığı, 01.01.2011-13.01.2012 tarihlerinde 1.270,00.- TL nakit, 294,00.- TL kredi kartı ile satış yapıldığı, Aralık, Ocak aylarına ilişkin 700.- TL kira harcaması, telefon, elektrik v.s. gider kalemlerinin belirtildiği, bu kayıtların davacının işyerini bizzat çalıştırdığına dair belge olduğunu, teslimin gerçekleştiğini, bakiye alacakları 40.000.- TL için takas mahsup haklarını saklı tuttuklarını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının, işyeri devri sözleşmesinden dönülmesi nedeniyle ödediği bedelin iadesi için başlattığı takibin davalının itirazı üzerine durduğu, borçlunun itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmediğinden açılan davanın süresinde olduğu, taraflar arasında işyeri devri için 30.11.2010 tarihli adi yazılı sözleşme yapıldığı, resmi işlemlerin yapılmadığı, sözleşmeye konu Buse Kozmetik isimli iş yerinin 01.12.2008 – 16.05.2012 tarihleri arasında davalı adına faaliyet gösterdiği, devir hususunda anlaşılan dönem için de davacının işyerini resmi devir almaksızın bir süre kendi adına çalıştırdığı, davacının söz konusu işyerini işlettiği dönemde elde ettiği kazançlar ve giderlerin kayıtlar üzerinden tespit edilemeyeceği, ancak tarafların kabulünde olan gelir ve giderler dikkate alındığında davacının çalıştığı dönemde nakit olarak 6.365.- TL satış yapıldığı, işyerinin halen davalı adına kayıtlı olması, kredi kartı pos hesabının davalı adına olması nedeniyle kredi kartıyla yapılan satış bedelleri davalının banka hesabına geçtiğinden toplam 1.613.- TL tutarındaki kredi kartı satış bedellerinin davalının uhdesinde olduğunun kabulü gerektiği, yapılan nakit satış bedeli 6.365.- TL’nin iş yeri ile ilgili masraflar tutarı 2.503,23 TL’den mahsubu ile kalan bakiye 3.861,77 TL davacının uhdesinde kaldığından, davacının talep ettiği 40.000.- TL’den düşüldüğünde bakiye kalan 36.138,23 TL asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı daha önce temerrüde düşürülmediğinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.850,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.