Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18960 E. 2013/11004 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18960
KARAR NO : 2013/11004
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : …
DAVALI-DAVACI : … ve ark
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalılar … ve Ahmet Mithat Okçu tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, davanın miktarı itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, asıl davada kiracı tarafından ödenen 2.500 TL Kasım 2010 ayı kirası, 1.500 TL emlakçı komisyonu bedeli, 1.000 TL tadilat bedeli, 1.750 Dolar karşılığı 2.765.35 TL güvence parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı, karşı dava olarak da fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kiralanana verilen 2.250 TL hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile, 1.000 TL tadilat bedeline ilişkin istek geleceğe bırakıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, diğer alacak kalemlerine yönelik davalılar … ve …’nun itirazlarının iptaline, takibin devamına, adı geçen davalıların % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, emlakçı davalı … hakkındaki davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm asıl davaya ilişkin olarak davalılar Ahmet ve … vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davalıların isticvap davetiyelerinin tebliğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi davacı ile davalılardan … arasında düzenlenmiştir. Davacı, söz konusu kiralananı emlakçılık yapan davalılardan … aracılığı ile kiralayıp, kiralananda kiralama amacına uygun tadilatlar yaptığı sırada diğer davalıların müdahale ederek kiralananın anahtarlarını değiştirdiklerini, bunun üzerine davalı …’ye durumu bildirdiğinde, adı geçen davalının kira sözleşmesini taşınmazın malikinin oğlu olan davalı …’nun imzaladığını, ancak mal sahibi davalı …’nun yeni bir kira sözleşmesi metni ile tahliye taahhütnamesi imzalatmak istediğini beyan ettiğini, diğer davalıların ise sözleşmeden haberdar olmadıklarını söylediklerini, kiralanan ofisin kiralanması aşamasında Kasım 2010 ayı kirası 2.500 TL, güvence parası 1.750 Dolar, emlakçı komisyonu olarak 1.500 TL ve parke farkı fiyatı 1.000 TL ödediğini, sözleşmenin hayata geçmemesine karşın ödediklerinin kendisine iade edilmediğini iddia ederek her üç davalı hakkında yukarıda sayılan alacak kalemlerinin tahsili için İstanbul 31. İcra Müdürlüğü’nün 2011 / 750 sayılı dosyası ile 21.1.2011 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davalıların, yasal süresi içinde icra takibine böyle bir borçları olmadığını ileri sürerek itirazda
bulunmaları nedeniyle açılan işbu itirazın iptali davasında, davalılar … ve … dayanılan kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığını savunmuşlardır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin olup olmadığının ve davacının icra takibine konu ettiği alacak kalemlerinin iadesini isteyip isteyemeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Bunun için de, ilk önce sözleşmedeki kiraya veren sıfatıyla atılan imzanın kime ait olduğu saptanmalıdır. Bu amaçla mahkemece, imzanın aidiyeti konusunda davalılar … ve … adına isticvap davetiyesi çıkarılmış ise de, davetiyeler 28.3.2012 tarihinde adı geçen davalılarla ilgisi olmayan … imzasına tebliğ edilmiştir. Davalılara ikinci kez çıkarılan isticvap davetiyesi ise, hükmün verildiği 3.7.2012 tarihli oturumdan bir gün önce 2.7.2012 tarihinde çıkarılarak 10.7.2012 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre muhtara tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalıların usulüne uygun isticvap edildiklerinden ve sözleşmedeki imzanın kendilerine ait olduğundan söz edilemez. O halde mahkemenin davalılar … ve … adına yeniden isticvap davetiyesi çıkarıp, gerekirse yöntemine uygun imza araştırması yaptıktan sonra uyuşmazlık konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
İcra takibinde ve davada dayanılan 1.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında davacı takip konusu edilen 2.500 TL Kasım 2010 ayı kirası ile 1.750 Dolar güvence parasını sözleşmeye aracılık eden emlak komisyoncusu davalı …’nin imzasını taşıyan belge ile ödemiş, ayrıca 1.500 TL emlak komisyoncu ücreti ve 1.000 TL parke farkı bedelini 12.10.2010 tarihinde banka havalesi ile göndermiştir. Her ne kadar davalı …, emlak komisyoncusu ücreti dışındaki kalemleri diğer davalılara verdiğini savunmuş ise de, davalılar … ve … bu bedelleri almadıklarını beyan etmişlerdir. Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere yaptırılacak imza incelemesi sonucuna göre, kira parası, güvence bedeli ve parke farkı miktarının diğer davalılara teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalı …’de olduğu gözetilerek, emlak komisyon ücreti de dahil olmak üzere takip konusu edilen alacak kalemlerinden davalı …’nin sorumlu olup olmadığı ve anılan bedellerin diğer davalılara teslim edilip edilmediği üzerinde durulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı … hakkındaki davanın ret edilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Davacı vekili ve davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) No’lu bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalılar … ve … vekilinin atiye bırakılan tamirat bedeline ve davacı vekilinin hüküm altına alınan vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.