YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11975
KARAR NO : 2013/13159
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 07.09.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan …temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 7, 10, 24, 83, 119, 120, 121, 252, 255, 269, 299, 342, 386, 426, 431, 445, 454, 459, 491, 500, 539, 566, 583, 595, 876, 1007, 1029, 1045, 1053, 1060, 1132, 1162, 1166 ve 1172 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 492 Sayılı Harçlar Yasasının mükerrer 138. maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince, Harçlar Yasasının Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesine göre, taşınmazların satış bedeli üzerinden (binde 11,38) nispi karar harcı alınması gerekeceği göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde (binde 9) harç alınması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına, diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu 452 ve 1257 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise;
2- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu 452 ve 1257 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının incelenmesinden, tarafların müşterek murisi Bayram Pehlivaner’in haricinde başka paydaşların da olduğu ancak bu paydaşların davada yer almadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu 452 ve 1257 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan ancak taraf gösterilmeyen diğer paydaşların da davaya katılmasını sağlamak olmalıdır.
Anılan taşınmazlar yönünden taraf teşkili tam olarak sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı Mehmet Pehlivaner’in diğer temyiz itirazlarının reddine, hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan “%0,09 (binde 9) oranında” ibaresinin hüküm sonucundan çıkarılarak bunun yerine “binde 11,38 oranında” ibaresinin yazılmasına, hükmün 7, 10, 24, 83, 119, 120, 121, 252, 255, 269, 299, 342, 386, 426, 431, 445, 454, 459, 491, 500, 539, 566, 583, 595, 876, 1007, 1029, 1045, 1053, 1060, 1132, 1162, 1166 ve 1172 parsel sayılı taşınmazlar yönünden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Mehmet Pehlivaner’in 452 ve 1257 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.