Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/11794 E. 2021/2129 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11794
KARAR NO : 2021/2129
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile aralarında 18.07.2013 düzenleme ve 02.08.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, 05.08.2013 tarihinde 10.000,08 TL, 06.08.2014 tarihinde 10.939,02 TL kira bedelinin, davalının bildirdiği banka hesabına ödendiğini, Erciş Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü’nün bankalarına ait ATM cihazının bulunduğu kiralamaya konu yerin Maliye Hazinesi’ne ait olduğunu bildirerek ecrimisil ödenmesini talep ettiğini, böylelikle davalı belediyenin kendi mülkiyetinde bulunmayan bir taşınmazı kiralama yoluyla haksız kazanç elde ettiğini, bu itibarla haksız olarak tahsil edilen 20.939,10 TL kira bedelinin faiziyle iadesi amacıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından borca, faize ve faiz oranına itiraz edildiğini belirterek davalının vaki itirazının iptaline ve alacağın % 20′ sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının 01.08.2013 başlangıç tarihli, üç yıl süreli kira sözleşmesi ile yıllık net 10.000 TL kira bedeli karşılığında kiracı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi gereğince davacının 05.08.2013 tarihinde yıllık 10.000,08 TL, 06.08.2014 tarihinde ise yıllık 10.939,02 TL kira bedelini peşin olarak ödemiş olduğu ve kiralanan taşınmazlar için Hazine tarafından davacı adına 01/2014-12/2014 dönemine ilişkin olmak üzere 15.000 TL ecrimisil tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Kiraya verenin sözleşmeye konu şeyin maliki olması zorunlu değildir. Kira sözleşmesi feshedilmediği veya sözleşmenin iptali davası açılmadığı sürece geçerlidir. Ancak bir üçüncü kişinin kiralanan üzerinde, kiracının hakkıyla bağdaşmayan bir hak ileri sürmesi durumunda kiraya veren, söz konusu hukuki ayıbı gidermek ve kiracının bu yüzden uğradığı zararları tazmin ile yükümlüdür.
Kiraya verenin zapta karşı tekeffül borcu 6098 Sayılı TBK.’nun 309. maddesinde düzenlenmiştir. Kiraya veren kiralananı her türlü maddi ve hukuki ayıptan ari olarak kiracının kullanımına sunmak ve kira müddetince bu hali ile muhafaza etmekle yükümlüdür. Üçüncü kişinin aynî bir hakka dayalı olarak kiralanan üzerinde ileri sürdüğü talepler kiraya verenin tekeffülü altındadır. Davacı kiracının ödemek durumunda kaldığı ecrimisil bedellerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi zorunludur. Bu nedenle mahkemece, davacı kiracının zapt tarihine kadar işleyen kira bedellerini ödemekle yükümlü olduğu ve davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ecrimisil ödemelerine ilişkin herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı nazara alınıp varsa ödeme belgelerinin dosya münderecatına kazandırılmak suretiyle kira sözleşmesi ile aynı döneme rastlayan ecrimisil ödelemeleri saptanarak, ödenen ecrimisil bedeli, ödenen kiradan düşükse ecrimisil miktarında, ödenen ecrimisil bedeli ödenen kiradan fazla ise ödenen kira miktarında itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.