YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6759
KARAR NO : 2021/7938
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca kasten yaralama ve TCK’nin 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun da mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de; 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığı, ayrıca sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat hükmü verildiği, bu nedenle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen kasten yaralama suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre;
2)Müşteki Abdullah’ın kovuşturma aşamasında sanık sıfatıyla savunması alınıp, 5271 sayılı CMK’nin 234. maddesindeki hakları hatırlatılmaksızın yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Taraflar arasında meydana gelen kavgada, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi de nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.