YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6621
KARAR NO : 2021/7904
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçenek cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 50/2. maddesine aykırı davranılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre; sanığın, aralarında önceye dayalı husumet bulunan mağdurların saldırmaları üzerine kendisini korumak için havaya ateş ettiğine dair ikrarı ile sabit olan yaşanan kavga ve tartışma ortamı içerisinde tabanca ile havaya ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, mağdurlara yönelik zincirleme silahla tehdit suçunu oluşturduğuna ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, suç vasfında yanılgıya da düşülerek, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde TCK’nin 170/1-c maddesi uyarınca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
4) Sanıklar …, …, …, … hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıkların yargılama konusu eylemleri, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, davaya konu … Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2014/413 numaralı iddianame ile TCK’nin “151/1” maddesi gereğince cezalandırılma istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanıklar hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a)Sanıklar hakkında hükümler kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri de göz önüne alınarak; hangi delile ne şekilde üstünlük tanındığının, mağdurdaki yaralanmaları meydana getiren darp eyleminin hangi sanıktan sadır olduğunun, sanıklar arasında iştirak ilişkisi kurulup kurulmadığının, denetime imkan verecek şekilde tartışılıp, ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtıldıktan ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesinden sonra haklarında hüküm kurulması gerekliliği gözetilmeden, gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Mağdur hakkında … Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tarafından düzenlenen 31.01.2014 tarihli raporda, “dişte basit kron kırığı” tespitinde bulunması ve Adli Tıp kriterlerine göre diş kırıklarının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanıkların temel cezasının 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi gereğince belirlenmesi yerine olayda uygulanma yeri bulunmayan TCK’nin 86/2 maddesi uygulanarak sanıklara eksik ceza tayini,
c) Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak, sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 29.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.